1 Haziran 2026, 00:16:30
Dolar 45,8248
Euro 53,4784
Altın 6.687,67
BİST 13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 26°C
Hafif Yağmurlu
Mersin
26°C
Hafif Yağmurlu
Pts 26°C
Sal 26°C
Çar 26°C
Per 25°C

Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Kuzey Kıbrıs 82’nci sıraya geriledi, medyanın sahiplik yapısı raporda dikkat çekti!

Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Kuzey Kıbrıs 82’nci sıraya geriledi, medyanın sahiplik yapısı raporda dikkat çekti!
30/04/2026 10:15
A+
A-

Kuzey Kıbrıs, RSF’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 82’nci sıraya geriledi. Bölge, 2025 yılında 91’inci sırada yer alırken, puanı 54.84’ten 56.57’ye yükselse de pratikteki görüntüde basın özgürlüğüne yönelik saldırılar devam etti. 

Endekste siyasi göstergede 81, ekonomik göstergede 115, yasal göstergede 89, sosyal göstergede 110 ve güvenlik göstergesinde 59’uncu sırada yer aldı.

Raporda, yalnızca Türkiye tarafından devlet olarak tanınan bu bölgede ulusal mevzuatın basın özgürlüğünü koruduğu ancak bu korumanın kamu düzeni, ulusal güvenlik ve genel ahlak gerekçeleriyle sınırlandırılabildiği ifade edildi. 

Gazetecilere yönelik tehditler, medya sahipliğiyle ilgili sorunlar, açılan davalar ve Türkiye’den gelen artan baskının basın özgürlüğünü ciddi şekilde etkilediği kaydedildi.

Medya yapısına ilişkin değerlendirmede, bölgede çok sayıda gazete, televizyon kanalı, radyo istasyonu ve dijital yayın organı bulunduğu belirtildi. Ancak medya sahiplerinin büyük bölümünün farklı ticari çıkarları olan iş insanlarından oluştuğu vurgulandı.

Siyasetçiler ile medya sahipleri arasındaki gayriresmî ve mali ilişkilerin, editoryal bağımsızlığı zedelediği ifade edilen raporda, davalar, tehditler ve sözlü saldırıların çoğulculuğu tehlikeye attığına dikkat çekildi. Türk iş insanlarının elinde artan medya yoğunlaşması ve yaygın oto sansür de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Siyasi baskı ve yargı süreçleri

Raporda, Türkiye’den gelen baskının artmasının basın özgürlüğü üzerinde olumsuz etki yarattığı belirtildi. Türkiye veya Kıbrıslı Türk yetkilileri eleştiren gazetecilere yönelik yaptırımlar, davalar ve ceza süreçlerinin devreye sokulduğu ifade edildi.

Basın- Sen Başkanı Ali Kişmir’in Türk ordusunu eleştirdiği gerekçesiyle 10 yıl hapis cezası riskiyle karşı karşıya olduğu, dört gazetecinin ise Türkiye’ye girişinin yasaklı olduğu bilgisi paylaşıldı. Bazı gazetecilerin sansürlendiği, işten çıkarıldığı ya da istifaya zorlandığı da raporda yer aldı. Kamu yayın organlarının ise tamamen hükümet kontrolünde olduğu belirtildi.

Yasal çerçeve: Koruma ve kısıtlama birlikte

Mevzuatın basın özgürlüğünü koruduğu ancak aynı zamanda kamu düzeni, ulusal güvenlik ve genel ahlak gerekçeleriyle sınırlamalar getirdiği ifade edildi. Hakaretin suç sayıldığı, kaynak koruma yasalarının bulunmadığı ve medya kuruluşlarına yüksek tazminat talepli davalar açıldığı kaydedildi.

Yanıltıcı bilgiyle mücadele gerekçesiyle ifade özgürlüğünü daha da sınırlayabilecek yasal değişiklik girişimlerinin de gündeme geldiği aktarıldı. Ayrıca özel hayatın gizliliği hakkının gazetecilere karşı bir araç olarak kullanılabildiği ve Türkiye’de gıyaben yargılama riskinin bulunduğu belirtildi.

Ekonomik kriz medyayı zorluyor

Türk lirasındaki değer kaybının yarattığı ekonomik krizin medya sektörünü ciddi şekilde etkilediği ifade edildi. Reklam ve sponsorluk gelirlerine bağımlılığın artması, iş dünyasının editoryal içerik üzerindeki etkisini güçlendirdi.

Ekonomik zorluklar nedeniyle birçok medya kuruluşunun el değiştirdiği, bazı gazetecilerin halkla ilişkiler işleri yapmak zorunda kaldığı ve bunun da mesleki tarafsızlığı etkilediği vurgulandı.

Fiziksel saldırı yok, ancak baskı artıyor

Raporda ciddi fiziksel saldırıların yaşanmadığı, ancak gazetecilere yönelik sözlü saldırıların ve taciz kampanyalarının arttığı belirtildi. Gazetecilerin özellikle çevrim içi platformlarda sık sık hedef alındığı ifade edildi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.