Öztürkler: Toprak tavizi de garantörlüğün tartışılması da söz konusu değildir
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, geride kalan yasama döneminde 89 yasanın hayata geçirildiğini belirterek, Meclis’in yaz döneminde de komiteler aracılığıyla çalışmalarını sürdüreceğini söyledi. Kıbrıs meselesine ilişkin de konuşan Öztürkler, “Bizden toprak tavizi beklemesinler. Türkiye’nin garantörlüğünün ve Türk askerinin varlığının tartışılmasını da beklemesinler.” dedi.
Öztürkler, programda geride kalan yasama dönemini, Meclis’in yaz dönemi çalışmalarını, Kıbrıs meselesinde yaşanan son gelişmeleri, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’e ilişkin açıklamaları ve seçim takvimine dair değerlendirmelerde bulundu.
Geride kalan yasama döneminin yoğun geçtiğini belirten Öztürkler, Meclis’in yasama ve denetim görevini kesintisiz biçimde yerine getirdiğini söyledi.
Meclis’te yaklaşık 90 yasanın gündeme geldiğini ifade eden Öztürkler, 72 yasanın kabul edildiğini, 17 yasanın ise Cumhurbaşkanı’nın onayına gönderildiğini belirtti. Öztürkler, onay sürecinin tamamlanmasıyla birlikte toplam 89 yasanın yasalaşmış olacağını kaydetti.
Meclis çalışmalarının yalnızca Genel Kurul oturumlarından ibaret olmadığını vurgulayan Öztürkler, komitelerde ve yasa hazırlık süreçlerinde ciddi bir emek ortaya konulduğunu söyledi.
Öztürkler, yasaların hazırlanmasında görev alan Meclis personeline de teşekkür ederek, “Yasaların toparlanması, metinlerin hazırlanması, eksikliklerin giderilmesi ve komite süreçlerinin yürütülmesinde Meclis çalışanları büyük bir özveriyle çalıştı.” ifadelerini kullandı.
“Meclis tatile girmedi, sadece Genel Kurul çalışmalarına ara verildi”
Meclis’in yaz dönemine girmesine ilişkin kamuoyunda yanlış bir algı oluştuğunu belirten Öztürkler, Meclis’in kapalı olmadığını, yalnızca Genel Kurul çalışmalarına ara verildiğini söyledi.
Anayasa gereği 1 Temmuz ile 1 Ekim arasında Genel Kurul oturumlarının yapılmadığını hatırlatan Öztürkler, pazartesi günleri yapılan yasama ve salı günleri yapılan denetim çalışmalarına ara verildiğini, ancak Meclis’in diğer faaliyetlerinin sürdüğünü ifade etti.
Öztürkler, “Meclis hiçbir zaman tatile girmiyor. Sadece Genel Kurul çalışmalarına ara veriliyor. Komiteler çalışmaya devam edecek. Meclis Başkanı, milletvekilleri, müdürler ve çalışanlar kamu faaliyetlerini sürdürüyor.” dedi.
Yaz döneminde komitelerin elzem yasa çalışmaları ve yeni yasama yılına hazırlık için çalışmalarını sürdüreceğini belirten Öztürkler, Meclis’in “kepenk kapatmış” gibi değerlendirilmesinin doğru olmadığını kaydetti.
“Son oturumda 22 yasa geçti”
Geride kalan yasama döneminin verimli geçtiğini ifade eden Öztürkler, Meclis’te sağlık, eğitim, belediyeler, sosyal konut, geçici memurlar, Atatürk Öğretmen Akademisi, BRTK ve Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan protokoller dahil birçok alanda düzenlemelerin kabul edildiğini söyledi.
Belediyeler reformu ve 51/95 sayılı Belediyeler Yasası’nda yapılan düzenlemelerin önemine işaret eden Öztürkler, belediyelerin kendi bölgelerine daha etkin hizmet götürebilmesi için önemli adımlar atıldığını belirtti.
Taşınmaz Mal Komisyonu’nun desteklenmesine yönelik çalışmalar, sosyal konut projelerinin önünü açan düzenlemeler, sağlık alanında 112 ambulans hizmetleri ve sağlık çalışanlarına ilişkin yasaların da bu dönemde hayata geçirildiğini aktardı.
Öztürkler, son Genel Kurul oturumunda 22 yasanın kabul edildiğini, üçüncü okumalar ve intikallerle birlikte yaklaşık 24 karar alındığını belirterek, bunun Cumhuriyet Meclisi tarihi açısından önemli bir performans olduğunu söyledi.
“Toprak tavizi gündeme getirilemez”
Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öztürkler, Rum basınında yer alan “Holguin planı” iddialarının Kıbrıs Türk halkında tedirginlik yarattığını söyledi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in, Rum basınında yer alan iddiaları yalanlamasını olumlu karşıladığını belirten Öztürkler, Rum tarafının görüşme sürecini manipüle etmeye çalıştığını savundu.
Öztürkler, Rum basınında toprak tavizi ve Türkiye’nin garantörlüğünün devre dışı bırakılacağı yönünde iddialar ortaya atıldığını belirterek, bu iddiaların kabul edilemez olduğunu söyledi.
Kıbrıs Türk tarafının tavrının net olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Artık verilebilecek ya da görüşmelerde pazarlık konusu yapılabilecek bir karış toprağımız bile yoktur.” dedi.
Öztürkler, toprakla ilgili meselelerde adresin Taşınmaz Mal Komisyonu olduğunu belirterek, Rum tarafının bir yandan komisyonun etkinliğini zayıflatmaya çalıştığını, diğer yandan toprak tavizini gündeme getirdiğini ifade etti.
“Türkiye’nin garantörlüğü tartışma konusu değildir”
Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin adadaki varlığının Kıbrıs Türk halkı için yaşamsal önemde olduğunu vurgulayan Öztürkler, bu konuların müzakere başlığı yapılmasının mümkün olmadığını söyledi.
Öztürkler, “Bizden toprak tavizi beklemesinler. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin askerini veya garantörlüğünü tartışmamızı da beklemesinler.” ifadelerini kullandı.
Geçmişte Avrupa Birliği üyeliği üzerinden Kıbrıs Türk halkına güvence vaat edildiğini hatırlatan Öztürkler, dünyada yaşanan gelişmelerin güvenlik meselesinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.
Ukrayna, Gazze ve İran çevresinde yaşanan gelişmelere atıfta bulunan Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğüyle sağlandığını ifade etti.
“Egemen eşitlik laf olsun diye söylenmedi”
Öztürkler, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü talebinin yaşanmış acı tecrübelerden doğduğunu söyledi.
1960 Kıbrıs Cumhuriyeti ve 1963’te yaşananları hatırlatan Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının yeniden aynı süreçlerle karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini kaydetti.
Rum tarafına güvenmediklerini ifade eden Öztürkler, yeni bir anlaşma süreci olacaksa Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün güvence altına alınması gerektiğini belirtti.
Öztürkler, “Kıbrıs Türk halkının istemediği, onaylamadığı hiçbir anlaşmanın yürürlüğe girmesi mümkün değildir.” dedi.
“Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs Türk halkına borcu var”
Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs meselesindeki rolünü de değerlendiren Öztürkler, BM’nin adil davranma sorumluluğu bulunduğunu söyledi.
BM kararlarının KKTC’nin tanınmasının, siyasi, ekonomik ve stratejik ortaklıklar kurmasının önüne geçtiğini savunan Öztürkler, bu kararların Kıbrıs Türk halkının dünyadan koparılmasına neden olduğunu ifade etti.
Kıbrıs Türk halkına spor, sanat, ekonomi ve siyaset dahil birçok alanda izolasyon uygulandığını söyleyen Öztürkler, bu durumun 70 yıldır sürdüğünü belirtti.
Annan Planı dönemini de hatırlatan Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının plana “evet” demesine rağmen verilen sözlerin tutulmadığını söyledi.
Öztürkler, “Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs Türk halkına karşı bir borcu olduğunu düşünüyorum. Bu borç, 70 yıldır bu gençlere, bu insanlara karşı uygulanan haksız izolasyonların sona erdirilmesidir.” dedi.
BM’nin çözüm yönündeki çabalarının peşinen reddedilemeyeceğini ancak Kıbrıs Türk halkının haklarını yok sayan yaklaşımların kabul edilemeyeceğini kaydeden Öztürkler, KKTC’nin haklı davasını Türkiye ile birlikte her platformda anlatmaya devam edeceklerini söyledi.
“Güçlü Türkiye, güçlü KKTC demektir”
Türkiye’nin bölgesel ve diplomatik gücünün KKTC’ye de yansıdığını söyleyen Öztürkler, “Güçlü Türkiye Cumhuriyeti, güçlü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demektir.” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gelişen ve güçlenen bir ülke olduğunu belirten Öztürkler, Türkiye’nin savunma sanayi ve diplomatik gücünün Kıbrıs Türk halkı için önemli bir güvence olduğunu söyledi.
Öztürkler, Türkiye’nin NATO içindeki en güçlü ordulardan birine sahip olduğunu ifade ederek, Rum tarafının silahlanma girişimlerine rağmen Türkiye’nin bölgedeki caydırıcı gücünün görmezden gelinemeyeceğini belirtti.
Erken seçim mesajı: “Yetki Cumhuriyet Meclisi’ndedir”
Programda seçim takvimine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öztürkler, yerel seçimlerin 6 Aralık 2026’da yapılacağını söyledi.
Belediye seçimlerinin dört yılda bir aralık ayının ilk pazar günü yapılmasına yönelik yasal düzenlemenin hayata geçtiğini hatırlatan Öztürkler, bu nedenle yerel seçim tarihinin netleştiğini belirtti.
Milletvekilliği seçimlerine ilişkin tartışmalara da değinen Öztürkler, seçimlerin normal tarihinde yapılması halinde takvimi Yüksek Seçim Kurulu’nun işleteceğini söyledi.
Ancak erken seçim kararı alınması halinde yetkinin Cumhuriyet Meclisi’nde olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Öne çekilmiş bir seçim olacaksa, bunun kararını alacak olan tek yetkili Cumhuriyet Meclisi’dir.” dedi.
Öztürkler, seçim tarihine ilişkin tartışmalarda herkesin Cumhuriyet Meclisi’nin kararını beklemesi gerektiğini ifade etti.