Ayşe Öztabay: Denetimsizliğin bedelini toplum ödememeli!
TDP Girne İlçe Başkanı Ayşe Öztabay, son bir ay içerisinde basına yansıyan adli vakaların taranmasının, KKTC’deki denetim ve muhaceret sisteminin ciddi biçimde sorgulanması gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.
Öztabay, basına yansıyan ve doğrulanabilen vakalarda, ikamet izni bulunmadığı sonradan tespit edilen en az 7 kişinin aynı zamanda hırsızlık, bıçaklama, şiddet, resmi evrakta sahtecilik, uyuşturucu ve cinayet gibi ağır adli olaylarla ilişkilendirildiğini kaydetti.
Öztabay, söz konusu vakaları şöyle sıraladı:
- 1 cinayet zanlısı
- 1 bıçaklama/yaralama zanlısı M.Q.
- 1 ciddi kadına yönelik şiddet zanlısı
- 2 hırsızlık/ev açma zanlısı
- 1 resmi evrak suçu zanlısı
- 1 ölümlü trafik kazası + uyuşturucu vakası
Öztabay, söz konusu vakalar arasında 22–31 Temmuz tarihleri arasında Lefke/Yedidalga’da P.O.’nun ev açma, kasti hasar ve mülke tecavüz suçlarıyla; 28 Temmuz-29 Temmuz tarihlerinde Lefkoşa/Lefkoşa-Gönyeli yolunda S.İ.’nin resmi evrak düzenleme ve tedavüle sürme suçuyla; 2 Ağustos’ta Lefkoşa/Marmara’da 16 yaşındaki A.Y.’nin abisini bıçakla yaralama olayıyla; 4 Ağustos’ta Gönyeli’de B.S.C.’nin eşini ciddi şekilde darp etme ve hakaret suçlarıyla; 7 Ağustos’ta İ.B.Ç.’nin sirkat/hırsızlık suçuyla ve Ağustos başında Girne’de M.Q.’nun ise ölümlü trafik kazası + uyuşturucu vakasıyla ilişkilendirildiğini ifade etti.
Öztabay, bazı kişilerin ikamet durumlarının da suç olaylarının ardından ortaya çıktığına dikkat çekerek, “Burada çok önemli bir nokta daha var: Aynı dönemde yalnızca rutin kaçak yaşam denetimlerinde çok daha büyük sayılar söz konusu. Örneğin 24 Temmuz’da 46 kişi, 31 Temmuz’da 20 kişi, 5 Ağustos’ta 14 kişi, 6 Ağustos’ta 12 kişi, 8 Ağustos’ta ise 4 kişi sadece ikamet izinsiz oldukları için tespit edildi” dedi.
Yukarıdaki verilerin “son bir ayda kaçak yaşayan toplam kişi” olmadığını vurgulayan Öztabay, “Basına yansıyan ve doğrulanabilen kişilerin asgari sayısıdır” ifadelerini kullandı.
Öztabay, “Basına yansıyan ve doğrulanabilen vakalarda, ikamet izni bulunmadığı sonradan tespit edilen en az 7 kişinin aynı zamanda hırsızlık, bıçaklama, şiddet, resmi evrakta sahtecilik, uyuşturucu ve cinayet gibi ağır adli olaylarla ilişkilendirildiği görülmektedir” dedi.
“Daha da çarpıcı olan, bazı kişilerin aylarca, hatta yıllarca izinsiz şekilde ülkede kaldığının suç olaylarından sonra ortaya çıkmasıdır” diyen Öztabay, “Örneğin haber ajanslarından edindiğimiz bilgilere göre son günlerde bir kişinin 51 gündür, başka bir kişinin ise 2.435 gündür izinsiz ikamet ettiği tespit edilmiştir” ifadelerini kullandı.
Öztabay, meselenin yabancı düşmanlığı olmadığını belirterek, “Mesele devlet ciddiyeti, kamu güvenliği ve hukuk düzenidir” dedi.
“Ülkeye giriş yapan herkesin yasal statüsünü bilmek, süresi dolan izinleri takip etmek ve statüsü sona eren kişilerin durumunu zamanında denetlemek devletin görevidir” diyen Öztabay, şöyle devam etti:
“Bir insanın yıllarca izinsiz yaşamasını fark etmeyip, ancak bir suçun zanlısı olduğunda kim olduğunu ve ülkedeki statüsünü öğreniyorsak burada yalnızca bireysel suçtan değil, ciddi bir idari denetim zaafından da söz etmek zorundayız.”
Öztabay, devletin görevinin suç işlendikten sonra yalnızca suçluyu yakalamak olmadığını belirterek, “Devletin görevi, sahip olduğu denetim mekanizmalarını zamanında ve etkin kullanarak kamu güvenliğini korumaktır” dedi.
Hükümeti ve ilgili kurumları şu sorulara açıkça cevap vermeye çağıran Öztabay, sorularını şöyle sıraladı:
“Son bir ayda kaç kişi ikamet izinsiz olduğu halde başka suçlara karışmıştır? Kaç kişi aylarca veya yıllarca izinsiz şekilde ülkede kalmıştır? Bu kişilerin yasal statüleri neden zamanında tespit edilmemiştir? Ve en önemlisi: Devlet, bu kişilerin izinsiz duruma düştüğünü neden suç işledikten sonra fark etmektedir?”
Öztabay, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Toplumun güvenliği tesadüflere bırakılamaz. Denetimsizliğin bedelini toplum ödememeli; devlet, görevini suçtan sonra değil, suçtan önce yerine getirmelidir.”