BBC: Kuzey Kıbrıs’taki tüp bebek tedavilerinde 30 çocuk için yanlış donör şüphesi var!
BBC’nin araştırmasına göre, çoğunluğu İngiliz olmak üzere en az 30 çocuğun Kuzey Kıbrıs’taki tüp bebek tedavileri sırasında ebeveynlerinin seçtiği sperm veya yumurta donörleri yerine farklı donörler kullanılarak dünyaya gelmiş olabileceğinden şüpheleniliyor.
BBC’nin daha önce ortaya çıkardığı yedi vakaya yenilerinin eklenmesiyle ulaşılan bulgular, ailelerin çocuklarının gerçek biyolojik donörlerinin kim olduğu ve bu kişilerin sağlık geçmişleri konusunda ciddi soru işaretleri yaşadığını ortaya koydu.
Ailelerin tamamı, tedavi öncesinde tıbbi geçmiş, fiziksel özellikler, kişilik, eğitim ve hobiler gibi bilgiler üzerinden anonim donörleri dikkatle seçtiklerini, ancak tedavilerinde istedikleri sperm veya yumurta donörlerinin kullanılmadığından şüphelendiklerini belirtti.
Vakaların yarısının Doğuş IVF Merkezi’nde gerçekleştirilen tedavilerle bağlantılı olduğu bildirildi.
YANLIŞ SPERM KULLANILDIĞINI DÜŞÜNEN ANNE RACHEL: BU TAMAMEN SKANDAL
BBC’ye konuşan ve Doğuş IVF Merkezi’nde yanlış sperm donörü kullanıldığından şüphelenen annelerden Rachel, durumu “tamamen skandal” olarak nitelendirdi.
Rachel, yıllar boyunca tedavisi sırasında seçtiği sperm donörünün kullanılmadığından şüphelendiğini, ancak BBC’nin daha önce yayımladığı haberin ardından oğlu Jonah ile DNA testi yaptırmaya karar verdiklerini söyledi.
13 yaşındaki Jonah’ın DNA sonuçları, Rachel’ın biyolojik oğlu olduğunu ancak Rachel’ın seçtiği Danimarkalı sperm donörünün Jonah’ın biyolojik babası olmadığını gösterdi.
Rachel, “Eskiden kliniğin bir defalık bir hata yaptığını düşünüyordum. Ancak şimdi daha fazla ailenin ortaya çıktığını öğrendiğimde bunun çok daha büyük ve daha aldatıcı bir şey olduğunu hissediyorum” dedi.
30 ÇOCUKTAN 11’İ DNA TESTİ YAPTIRDI
BBC’nin ulaştığı 30 çocuktan 11’inin ticari DNA testleri yaptırdığı, bu testlerde çocukların Türkiye veya çevre ülkelerle bağlantılı genetik kökenlere sahip olduğunun ortaya çıktığı belirtildi.
BBC, bunun ebeveynlerin talep ettiği sperm veya yumurta donörlerinin kullanılmamış olabileceğine işaret ettiğini aktardı.
DNA testi yaptıran çocukların çoğunun, 2012 ile 2024 yılları arasında Doğuş IVF Merkezi’nde gerçekleştirilen tüp bebek tedavileri sonucunda dünyaya geldiği belirtildi.
Aileler, çocuklarının gerçek donörlerinin kim olduğu ve bu kişilerin tıbbi geçmişleri konusunda yanıtlanmamış sorularla karşı karşıya kaldı.
Donor Conceived UK adlı yardım kuruluşunun kurucusu Laura Bridgens, ortaya çıkan iddiaların “son derece endişe verici” olduğunu söyledi. Bridgens, donör aracılığıyla dünyaya gelen bir kişinin kökenleri hakkındaki gerçeği bilmesinin temel bir insan hakkı olduğunu ifade etti.
İNGİLİZ DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI SEYAHAT UYARISINI GÜNCELLEDİ
BBC’nin haberine göre İngiltere Dışişleri Bakanlığı da son günlerde seyahat uyarısını güncelledi.
Kuzey Kıbrıs’ta tüp bebek tedavisinin düzenleme eksikliği nedeniyle “riskler taşıdığı” belirtilen uyarıda, bölgede tedavi arayan kişilere önceden kapsamlı araştırma yapmaları tavsiye edildi.
Kuzey Kıbrıs’ta Avrupa Birliği mevzuatının uygulanmadığı ve bölgenin uluslararası alanda yalnızca Türkiye tarafından tanındığına dikkat çeken BBC, tüp bebek merkezlerinin gevşek şekilde denetlendiğini ve hastalara düşük fiyatlar, yüksek başarı oranları ve geniş sperm ve yumurta donörü seçenekleri sunduğunu aktardı.
Kuzey Kıbrıs’ın, yurt dışında tüp bebek tedavisi arayan İngilizler için en popüler merkezlerden biri olduğu belirtildi.
DOĞUŞ IVF MERKEZİ İLE İLGİLİ 2016’DAN BU YANA ÖNEMLİ İDDİA
BBC’nin ulaştığı yeni bilgiler arasında, dünyanın en büyük sperm bankası olarak tanımlanan Cryos International’ın Doğuş IVF Merkezi’ni 2016’dan bu yana kara listeye aldığı bilgisi de yer aldı.
Cryos’un, merkezin bir hastası için sperm siparişi vermediği halde sipariş verileceğinin söylenmesiyle ilgili endişe nedeniyle Doğuş’u kara listeye aldığı belirtildi.
Cryos Üst Yöneticisi Ole Schou, BBC’nin ulaştığı bulgulara ilişkin “kaç ailenin etkilenmiş olabileceğini duyduğunda şoke olduğunu” söyledi.
Sperm bankasının ayrıca Firdevs Uguz Tip ve Miracle IVF ile iş birliğini, Kuzey Kıbrıs’taki Sağlık Bakanlığı soruşturması tamamlanıncaya kadar askıya aldığı aktarıldı.
ÜÇ ÇALIŞANIN İSMİ ÖNE ÇIKIYOR
BBC’nin araştırmasında Doğuş IVF Merkezi’ndeki çok sayıda vakayla bağlantılı üç kişinin adı öne çıktı.
Bunlar, kliniğin sahibi ve “sorumlu yöneticisi” olarak belirtilen Dr. Şevket Alptürk, doktor Dr. Firdevs Uguz Tip ve İngiliz hastaların çoğuyla iletişim kuran hasta koordinatörü Julie Hodson oldu.
Alptürk’ün, BBC’ye konuşan ve yanlış sperm veya yumurta donörü kullanıldığından şüphelenen altı çocuğun ebeveynlerinin tedavisinde görev aldığı belirtildi.
BBC’nin yönelttiği sorulara Alptürk’ün yanıt vermediği kaydedildi.
Firdevs’in ise Doğuş IVF Merkezi’nde tedavi gören dokuz vakayla bağlantılı olduğu, 2015 yılında klinikten ayrıldıktan sonra iki farklı klinikte benzer nitelikte dokuz vakanın daha doktoru olduğu aktarıldı.
Bu vakaların çoğunun, halen yönettiği Miracle IVF ile bağlantılı olduğu belirtildi.
Firdevs, herhangi bir hastayı yanılttığını reddederken, klinikteki prosedürlerin onaylanmasından Alptürk’ün sorumlu olduğunu savundu.
“YASA GEREKLERİNE HER ZAMAN UYDUK”
Firdevs, Miracle IVF’nin her zaman yasalara uygun hareket ettiğini söyledi.
Hastaların, donörlerin nasıl seçildiğini açıklayan onam formlarını imzaladığını belirten Firdevs’in bu açıklamasına karşılık, BBC’nin görüştüğü birçok ebeveyn gerekli şekilde bilgilendirilmediklerini ifade etti.
Firdevs ayrıca sperm temininin kendi görevleri arasında bulunmadığını ve hastalara aksi yönde bilgi verildiğinden haberdar olmadığını söyledi.
HASTA KOORDİNATÖRÜNÜN E-POSTALARI
Julie Hodson’ın ise uzun süre Doğuş IVF Merkezi’ndeki İngiliz hastaların başlıca iletişim noktası olduğu belirtildi.
Hodson’ın hastalara gönderdiği e-postalarda, sperm siparişinin Cryos’tan Dr. Firdevs tarafından verileceğini düzenli olarak söylediği aktarıldı.
Firdevs ise sperm temininin kendi görevi olmadığını ve hastaların kendisine farklı şekilde bilgi verildiğini bilmediğini ifade etti.
BBC, Hodson’a Cryos’a sipariş vermeyi kasıtlı olarak yerine getirip getirmediğini veya hastaların taleplerini Doğuş IVF Merkezi çalışanlarına iletip iletmediğini sordu ancak kendisinden yanıt alınamadı.
Hodson ve Firdevs’in, yanlış donör kullanıldığı yönündeki şüphelerini kendilerine ileten bazı hastaların endişelerini de göz ardı etmekle suçlandığı belirtildi.
UZMANLAR: İHMAL VEYA ALDATMA SÖZ KONUSU OLABİLİR
BBC’nin bulgularını değerlendiren çeşitli tüp bebek uzmanlarının, 30 çocuğun etkilenmiş olabileceğine ilişkin bulgular karşısında şaşkınlık yaşadığı aktarıldı.
Uzmanlara göre tüp bebek tedavisi sırasında yanlış donörün yanlışlıkla kullanılması son derece nadir görülüyor.
Bu ölçekte ve birden fazla kez hata yaşanmasının ise “ihmal” veya “aldatma” ihtimaline işaret ettiği belirtildi.
British Fertility Society, durumun “tek bir doktor veya tek bir sorunlu kliniğin ötesine geçen sistemik bir probleme” işaret ettiğini ifade etti.
KUZEY KIBRIS’TA RESMİ SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTI
BBC’nin mart ayında yayımladığı ilk araştırmada, az sayıda ailenin tedaviler sırasında donörler konusunda yanıltılmış olabileceği ortaya çıkarılmıştı.
İddiaların gündeme gelmesinin ardından Kuzey Kıbrıs Sağlık Bakanlığı’nın resmi soruşturma başlattığı açıklanmıştı.
Ancak BBC, soruşturmanın mevcut durumu hakkında Sağlık Bakanlığı’ndan defalarca bilgi talep edilmesine rağmen yanıt alamadığını belirtti.
İlk haberin ardından BBC’ye daha fazla ailenin ulaşması üzerine yeni vakaların ortaya çıktığı ve ailelerin anlattığı olaylarda dikkat çekici benzerlikler bulunduğu aktarıldı.
Ailelerin çoğu, kliniklerin kendilerine Batı Avrupa’dan taranmış ve sağlıklı donörler vaat ettiğini, ancak çocukları doğduktan sonra şüphelenmeye başladıklarını söyledi.
“GENETİK KARDEŞLERİ OLABİLİR”
Rachel, oğlu Jonah’ın gerçek donörünün kim olduğunu bilmemesinin yanı sıra, aynı donörün başka tüp bebek tedavilerinde kullanılmış olabileceğinden de endişe duyduğunu söyledi.
Rachel, “İleride onunla iletişim kurma fırsatını kaybetmiş olabilir. Gerçek donörünün başka tüp bebek tedavilerinde kullanılmış olmasına şaşırmam. Dışarıda genetik kardeşleri olabilir” dedi.
Jonah’ın DNA testlerinde Danimarkalı olduğunu düşündüğü köken yerine Türkiye ve Güney Avrupa bağlantılı genetik kökenlerin ortaya çıktığı belirtildi.
Rachel, oğlunun kökenlerini öğrenmekten memnun olduğunu ancak yaşananların kabul edilebilir olmadığını ifade etti.
“Şanslıyız ki Jonah kendi kökenini öğrenmekten büyülenmiş durumda. Yine de olanlar doğru değil. Bu çok büyük bir mesele ve onun için son derece travmatik olabilirdi” dedi.
BBC, olaylardan nihai olarak kimin sorumlu olduğunu hiçbir zaman öğrenemeyebileceklerini belirtti.