“Kazayla çalışma izinlerinin hiçbir alakası yok”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, KIBRIS TV ekranlarında yayınlanan ‘Gün Ortası’ adlı programda Elif Şen Çatal’ın sorularını yanıtladı.
Bakan Hasipoğlu, Liman-Sen tarafından kendisi hakkında liman çalışanlarının haklarıyla ilgili sürecin yürütülmesinde “görevini ihmal ettiği” iddiasıyla soruşturma açılması çağrısına yanıt verdi.
Hasipoğlu, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının nedenleri ile gemideki mürettebatın çalışma izni ve sigorta durumunun birbirinden ayrı konular olduğunu söyledi.
Oğuzhan Hasipoğlu, kazanın nedeninin yargı tarafından belirleneceğini ifade ederek, “Burada bir kaza oldu. Bir ihmal var belki, bir kasıt var belki. Bunu mahkeme tespit edecek” dedi.
Polisin mahkemede ortaya koyduğu iddialara işaret eden Hasipoğlu, gemide bir arıza bulunduğu ve su aldığı yönündeki iddiaların yargı sürecinde değerlendirileceğini belirtti.
Hasipoğlu, geminin sefere elverişli olup olmadığının denetlenmesinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın görev alanında bulunmadığını kaydederek, bu konudaki yetkinin Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Limanlar Dairesi ve liman başkanlığında olduğunu söyledi.
“Bir kaptanın ehil olup olmadığı, bir gemi adamının uygun vasıfta olup olmadığı, geminin denize ve yolculuğa elverişli olup olmadığı ayrı bir konudur” diyen Hasipoğlu, geminin “denize elverişliliğinin” denetlenmesi ve sefere onay verilmesinin liman makamlarının sorumluluğunda olduğunu ifade etti.
“Çalışma izni veya sigorta durumunun kazayla alakası yok”
Gemide görev yapan mürettebatın çalışma izni ve sigorta durumuna ilişkin eleştirilere de yanıt veren Hasipoğlu, bunların kazanın meydana geliş nedeni ile ilişkilendirilemeyeceğini kaydetti.
Hasipoğlu, “Çalışma izinlerinin veya bir kişinin sigortalı olup olmamasının bu kazayla hiçbir alakası yoktur” ifadelerini kullandı.
Çalışma hayatındaki sigorta ve çalışma izinlerinin işçi-işveren ilişkisini düzenlediğini belirten Hasipoğlu, kazada armatörün veya kaptanın ihmal ya da kastının bulunup bulunmadığına mahkemenin karar vereceğini söyledi.
“İddialara gülüp geçiyorum”
Söz konusu iddiaların bir “itibar suikastı” olup olmadığı yönündeki soruya da yanıt veren Hasipoğlu, bazı sendikacıların siyasi davrandığını ifade etti.
Hasipoğlu, sendikalara ve sendikalaşmaya karşı olmadığını belirterek, “Ben her zaman sendikaları dinlemişimdir. Sendikalaşmaya da hiç karşı olmadım” dedi.
Kendi bakanlığı döneminde özel bir şirket ile sendika arasında toplu iş sözleşmesi imzalandığını anımsatan Hasipoğlu, “Dolayısıyla bu iddialara tamamen gülüp geçiyorum. Ortaya konulan iddia ile bu kazanın hiçbir alakası yoktur” diye konuştu.
“Gemi mürettebatına İş Yasası uygulanmaz”
Liman-Sen’in gündeme getirdiği gemi mürettebatının çalışma izinlerine ilişkin iddialara da değinen Hasipoğlu, KKTC İş Yasası’nın 4’üncü maddesine işaret etti.
Hasipoğlu, söz konusu düzenlemeye göre yolculuk sırasında gemide çalışan mürettebata İş Yasası’nın uygulanmadığını söyleyerek, gemi personelinin farklı bir mevzuata tabii olduğunu söyledi.
Filo Denizcilik’in Girne Limanı’ndaki ofisinde çalışan personelin sigortalı olduğunu ve yabancı çalışanların çalışma izinlerinin bulunduğunu belirten Hasipoğlu, gemide görev yapan mürettebatın ise “gemi adamı” statüsünde olduğunu ifade etti.
Gemi adamlarının özel belgelerle seyahat ettiğini ve gemi sahibiyle yaptıkları sözleşmenin sigorta, özlük hakları ve diğer hukuki ilişkileri düzenlediğini kaydeden Hasipoğlu, bu kişilerin KKTC’de çalışma izni çıkarma zorunluluğu bulunmadığını savundu.
Hasipoğlu, “Hiçbirinin zaten sigortası da yoktur, çalışma izni de yoktur. Çalışma izni çıkartmak yasal zorunluluğu da yoktur” dedi.
Gemideki kaptan ve diğer personelin ehliyetlerinin denetlenmesinin de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yetkisinde olmadığını belirten Hasipoğlu, “O ehliyeti ben Çalışma Bakanlığı olarak denetleyemem. Zaten benim teknik bilgim yoktur. Bu, liman başkanlığının ve denizle ilgili dairenin denetiminde olan bir konudur” ifadelerini kullandı.