“Okullar açılıyor, öğrenci servisleri denetlendi mi?”
KTMMOB Makina Mühendisleri Odası, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde öğrenci servis araçlarının denetlenip denetlenmediğini sorarak, yalnızca genel trafik muayenesinden geçmenin bir aracın öğrenci servisi olarak kullanılmaya uygun olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Oda, öğrenci servisleri için ortak ve yetkin bir teknik denetim kurulu oluşturulmasını ve uygun bulunan araçların bilgilerinin velilerle paylaşılmasını istedi.
Okulların açılmasına kısa süre kala KTMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, öğrencileri taşıyacak otobüslerin denetlenip denetlenmediği, öğrenci servisi olma uygunluk standartlarının ne olduğu ve araçların kim tarafından denetlendiği soruldu.
Denetimler tamamlandıysa sonuçların kamuoyuyla ve öğrenci aileleriyle paylaşılması gerektiği belirtilen açıklamada, geçmiş yıllarda yaşanan olayların mevcut Zorunlu Taşımacılık Tüzüğü’nün öğrenci güvenliğini çağdaş teknik ölçütlerle sağlamaya yeterli olmadığını gösterdiği ifade edildi.
Motor bölmesinde yangın çıkan otobüs ile Yeni Erenköy’de devrilerek öğrencilerin yaralanmasına neden olan servis otobüsünün, öğrenci taşımacılığında alınması gereken dersleri ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, Makina Mühendisleri Odası’nın Yeni Erenköy kazasının ardından yapılması gereken teknik değerlendirmeleri ve alınması gereken güvenlik tedbirlerini kamuoyuyla paylaştığı hatırlatıldı.
“TRAFİK MUAYENESİ ÖĞRENCİ SERVİSİ İÇİN YETERLİ DEĞİL”
Bir otobüsün araç muayene istasyonunda genel trafik muayenesinden geçmiş olmasının, o aracın öğrenci servisi olarak kullanılmaya uygun ve yeterli olduğu anlamına gelmediği vurgulanan açıklamada, araçların çocukların güvenli biçimde taşınmasına, olası çarpışma, devrilme veya yangın sırasında korunmasına ve acil durumda kısa sürede tahliye edilmesine uygun olup olmadığının ayrıca belirlenmesi gerektiği kaydedildi.
ÖĞRENCİ SERVİSLERİNDE ARANMASI GEREKEN ASGARİ GÜVENLİK KOŞULLARI
Makina Mühendisleri Odası, öğrenci servislerinde bulunması gereken asgari güvenlik koşullarını da sıraladı.
Buna göre her öğrenci için standartlara uygun ayrı bir koltuk bulunması, her koltukta çalışır durumda ve uygun tipte emniyet kemeri olması gerektiği belirtildi. Ayakta veya aracın ruhsatında belirtilen kapasitenin üzerinde öğrenci taşınmaması gerektiği ifade edildi.
Koltuklar ve koltuk bağlantılarının otobüs üreticisinin onaylı tasarımına uygun olması gerektiği belirtilirken, üreticinin onayı olmadan yetkisiz atölyelerde sonradan koltuk ilavesi veya koltuk yerleşimi değişikliği yapılmaması gerektiği vurgulandı.
Sonradan yapılan tüm tadilatların Makina Mühendisleri Odası tarafından projelendirilmiş ve resmi makamlarca onaylanmış olması gerektiği kaydedildi.
Araçlarda ABS, ASR, elektronik fren kuvveti dağıtım sistemi ve elektronik denge sistemi bulunması gerektiği belirtilen açıklamada, aracın teknik sınıfına uygun otomatik acil fren sisteminin de bulunması gerektiği ifade edildi.
Araçların devrilme halinde yolcu yaşam alanını koruyabilecek yeterli üstyapı dayanımına sahip olması gerektiğine dikkat çekildi.
Motor bölmesinde yangın algılama ve sürücüyü uyarma sistemi bulunması gerektiği belirtilirken, aracın sınıfı ve risk durumuna göre motor bölmesinde otomatik yangın söndürme sistemi aranması gerektiği kaydedildi. Araç içerisinde yeterli sayıda, uygun tipte ve periyodik kontrolü yapılmış yangın söndürme cihazı bulunması gerektiği de belirtildi.
Acil çıkış kapıları, pencereleri ve gerekli hallerde tavan çıkışlarının açıkça işaretlenmesi, kolay erişilebilir ve kullanılabilir durumda olması gerektiği ifade edildi. Acil çıkışların sayısı ve konumunun aracın sınıfı ile yolcu kapasitesine uygun olması ve aracın farklı yönlerinden güvenli ve hızlı tahliyeye imkân sağlaması gerektiği kaydedildi.
Acil çıkışların önüne koltuk, eşya veya tahliyeyi engelleyecek herhangi bir donanım yerleştirilmemesi gerektiği belirtildi.
Araç içi kamera sistemi bulunması ve kamera kayıtlarının korunması ile kullanılmasına ilişkin kuralların açıkça belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
Özellikle anaokulu ve ilkokul öğrencilerini taşıyan araçlarda, araç içerisinde öğrenci unutulmasını önleyen kontrol ve uyarı sisteminin bulunması gerektiği vurgulandı.
Engelli öğrencileri taşıyacak araçlarda uygun erişim rampası veya kaldırma platformu ile tekerlekli sandalye sabitleme sistemi bulunması gerektiği belirtildi.
ARAÇ YAŞI VE BAKIM DURUMU DA DENETLENMELİ
Araçların yaşı için objektif bir üst sınır belirlenmesi gerektiğini belirten Oda, araçların ekonomik ve teknik ömrünü doldurmamış olması ve 10 yaşından büyük olmaması gerektiğini ifade etti.
Bununla birlikte araç yaşının tek başına yeterli bir ölçüt olarak kabul edilmemesi gerektiği belirtilerek, bakım geçmişi, kilometresi, korozyon durumu ve yapısal bütünlüğünün de incelenmesi gerektiği kaydedildi.
Lastiklerin yalnızca diş derinliğinin değil; üretim tarihi, fiziksel durumu, taşıma kapasitesi ve araç üreticisinin belirlediği özelliklere uygunluğunun da kontrol edilmesi gerektiği belirtildi.
Sürücülerin mesleki yeterliliği, sağlık durumu, sicili ve sürüş ihlallerinin denetlenmesi gerektiği ifade edildi. Küçük yaştaki öğrencilerin taşındığı araçlarda ise eğitimli ve yetkilendirilmiş refakatçi bulunması gerektiği vurgulandı.
ULUSLARARASI TEKNİK STANDARTLAR UYGULANMALI
Dünyada otobüslerin ve öğrenci taşımacılığında kullanılan araçların sağlaması gereken teknik güvenlik standartlarının bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, araçların bu standartlara uygunluğunun yalnızca gözle yapılan bir kontrolden ibaret olmaması gerektiği belirtildi.
Araçların tip onay belgeleri, üretici teknik kayıtları, onaylı koltuk yerleşim planı ve sonradan yapılan tüm tadilatların incelenmesi gerektiği kaydedildi.
“ORTAK VE YETKİN BİR DENETİM KURULU OLUŞTURULMALI”
Öğrenci servislerinin uygunluğunun tek bir kurumun evrak kontrolüne bırakılamayacağı belirtilen açıklamada, “Öğrenci Servis Araçları Teknik Denetim Kurulu” oluşturulması önerildi.
Kurulun çalışma esasları konusunda Makina Mühendisleri Odası’nın Millî Eğitim Bakanlığı’na gerekli teknik bilgiyi vermeye hazır olduğu ifade edildi.
Denetimde uygun bulunan aracın teknik özellikleri ve güncel fotoğraflarının, taşıma sözleşmesinin ve şartnamenin ayrılmaz eki yapılması gerektiği belirtildi. Sözleşmeye, aranacak teknik standartlar ile bu uygunluğun sözleşme süresince devam ettirilmesine ilişkin açık hükümler konulması gerektiği kaydedildi.
Aracın arızalanması halinde kullanılacak yedek aracın da önceden aynı denetimden geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Denetlenmemiş bir aracın “geçici araç” veya “yedek araç” adı altında öğrenci taşımasına kesinlikle izin verilmemesi gerektiği ifade edildi.
Uygun bulunan araçların listesi, plakaları, yolcu kapasiteleri ve geçerlilik sürelerinin öğrenci ailelerine bildirilmesi gerektiği belirtilerek, velilerin çocuklarını taşıyan aracın uygunluk durumunu doğrulayabilecekleri şeffaf bir sistem kurulması çağrısı yapıldı.
SORUMLULUK KAZADAN ÖNCE BAŞLAR
Öğrenci servis araçlarının teknik uygunluğunun denetlenmesinin, kaza meydana geldikten sonra kusur ve sorumlu aramaktan daha insancıl ve sorumluluğun gereği olduğu vurgulandı.
Ülkede deniz taşımacılığında yaşanan sistemsizlik, denetimsizlik ve kontrolsüzlüğün karayolu taşımacılığında da sürdürülmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, ülkenin her alanda güvenliğe, kurala, standarda ve gerçek anlamda denetime ihtiyaç duyduğu ifade edildi.
Açıklamada, bugün ülkenin hemen her alanında yüksek güvenlik riskleriyle karşı karşıya bulunulmasının temel nedenlerinden birinin, yaşanan olaylardan gerekli derslerin çıkarılmaması ve önleyici denetimin zamanında yapılmaması olduğu kaydedildi.