2 Nisan 2026, 14:46:24
Dolar 44,4998
Euro 51,5888
Altın 6.585,21
BİST 12.937,87
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 17°C
Hafif Yağmurlu
Mersin
17°C
Hafif Yağmurlu
Cum 19°C
Cts 18°C
Paz 18°C
Pts 18°C

CTP: Su kaynaklarındaki plansızlık yaşam güvenliğini tehdit eden bir krize dönüşüyor!

CTP: Su kaynaklarındaki plansızlık yaşam güvenliğini tehdit eden bir krize dönüşüyor!
24/01/2026 14:06
A+
A-

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Yerel Yönetimler Komitesi, “su kaynaklarındaki plansızlığın, yaşam güvenliğini tehdit eden bir krize dönüştüğünü” savundu.

Komite, güncel nüfus verisine dayanan ulusal su politikası, yağmur suyu hasadı ve geri kazanım projelerinin yaygınlaştırılması, tarımsal ve içme suyunun ayrıştırılması, yerel rezervlerin yenilenmesi ve yerel yönetimlere yetki ve kaynak devrinin “kaçınılmaz” olduğunu kaydetti.

Komiteden yapılan yazılı açıklamada, 2015 yılında Türkiye’den Su Projesi kapsamında ülkeye ulaştırılan suyun, o günlerde halka kalıcı çözüm olarak sunulduğu ifade edilerek, “Bu büyük fırsata rağmen son bir yıl içerisinde yerel yönetimlerin su maliyetlerine yapılan yüzde 140’lık artış, suyun stratejik bir yaşam kaynağı olarak değil, plansız yönetilen bir altyapı hizmeti olarak ele alındığını açıkça göstermektedir” denildi.

“Ada ülkesi olmanın ve küresel iklim krizinin yarattığı gerçeklere rağmen, ülkede hala güncel nüfus verisine dayalı, bütüncül ve sürdürülebilir bir su politikası bulunmadığı” belirtilen açıklamada, hükümetin bu konuda planlı ve kalıcı adımlar atmadığı savunuldu.

Açıklamada, “Bu plansızlık artık yalnızca bir yönetim zaafı değil, yaşam güvenliğini tehdit eden yapısal bir krize dönüşmüştür. En önemlisi, bu plansızlığın bedelini bugün tüm vatandaşlarımız artan su faturalarıyla, yarın ise kesintiler ve tanker bağımlılığı ile ödemek zorunda kalacaktır” denildi.

“ÜLKENİN İHTİYAÇ DUYDUĞU ŞEY, ALTYAPI KAPASİTESİYLE UYUMLU, PLANLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR GELİŞME”

Türkiye’den su projesinin üzerinden on yılı aşkın süre geçmesine rağmen, kırsaldaki köylerin büyük bölümünün hâlâ bu suya erişemediği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Lefke ve Güzelyurt ilçelerine ulaştırılması öngörülen 2. etap hattı ise başlangıçta bu bölgelere hizmet edecek şekilde planlanmışken, süreç içerisinde yapılan yeni yönlendirmelerle Mesarya’ya taşınmıştır. Bu değişiklik, kaynak planlamasının bilimsel değil plansız yapılaşma baskısıyla artan kontrolsüz su talebinin dayattığı bir yönlendirmedir.”

Öte yandan su zammının, belediyelerin sınırlı bütçeleri üzerinde ağır mali yük oluşturduğu, yerel yönetimlerin halka temel hizmet sunma kapasitesini zayıflattığı ifade edilen açıklamada, şebeke altyapısındaki kayıp ve kaçakların, ülke genelinde çok ciddi düzeylere ulaştığı, bu durumun, suyun önemli bir kısmının altyapı eksikliği nedeniyle halkın kullanımına ulaşmadan kaybedildiğini gösterdiği belirtildi.

“BELEDİYELER TARAFINDAN İŞLETİLEN YEREL KUYULARDAN ELDE EDİLEN SUYUN BİRİM FİYATI 3TL’DEN 10,5 TL’YE YÜKSELDİ”

Belediyeler tarafından işletilen yerel kuyulardan elde edilen suyun birim fiyatının kısa sürede 3 TL’den 10,5 TL’ye yükseldiği, artış oranının yüzde 250’yi bulduğu kaydedilen açıklamada, “Bu tablo, yalnızca dış kaynaklı suyun değil, yerel su üretiminin de plansızlık ve maliyet yönetimi nedeniyle sürdürülemez hale geldiğini göstermektedir” denildi.

“MERKEZİ YÖNETİMİN, TÜM SORUMLULUK VE YÜKÜ YALNIZCA YEREL YÖNETİMLERİN SIRTINA BIRAKMASI DOĞRU BİR YAKLAŞIM DEĞİL”

Altyapı planlamalarının bir parçası olarak su kaçaklarının azaltılması, şebeke yenileme yatırımları ve altyapı iyileştirmeleri için yerel yönetimlere gerekli teşvik ve kaynak desteği sağlanmadıkça etkin su yönetiminin mümkün olmadığı ifade edilen açıklamada, “merkezi yönetimin, tüm sorumluluk ve yükü yalnızca yerel yönetimlerin sırtına bırakmasının doğru bir yaklaşım olmadığı” belirtildi.

“BÜTÜNCÜL BİÇİMDE PLANLANMIŞ, SEKTÖRLER ARASI KALICI SU POLİTİKALARI HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Türkiye’den gelen suyun stratejik değerinin doğru yönetilmesi, bu kaynağın yalnızca tüketilen bir hizmet olarak değil, yerel yeraltı su rezervlerini besleyecek, yağmur suyu hasadı ve geri kazanım sistemleriyle desteklenecek bütüncül bir döngünün parçası haline getirilmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, “Kanalizasyon altyapı sorunu ülke genelinde derinden hissedilmektedir. Bütüncül biçimde planlanmış, sektörler arası kalıcı su politikaları hayata geçirilmelidir” denildi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.