27 Ekim 2026, 14:52:32
Dolar 49,7875
Euro 55,5817
Altın 6.420,64
BİST 11.191,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 22°C
Hafif Yağmurlu
Mersin
22°C
Hafif Yağmurlu
Çar 21°C
Per 19°C
Cum 20°C
Cts 21°C

Kıdak: “Güvenli içme suyu temininde, su kaynaklarının korunması, etkin arıtma süreçleri ve düzenli analizler önem taşıyor”

Kıdak: “Güvenli içme suyu temininde, su kaynaklarının korunması, etkin arıtma süreçleri ve düzenli analizler önem taşıyor”
27/10/2026 11:41
A+
A-

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Kıdak, su kaynaklarının korunması, etkin arıtma süreçleri ve düzenli analizlerin güvenli içme suyu temininde önemli rol oynadığını belirtti.

Prof. Dr. Kıdak, içme suyu kalitesinin halk sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmesinde kimyasal ve mikrobiyolojik kirleticilerin içme suyu üzerinde oluşturabileceği risklere değindi.

İçme suyu kalitesini tehdit eden başlıca unsurlar arasında ağır metaller, pestisitler, nitrat ve nitrit birikimi ile endüstriyel atıkların bulunduğunu ifade eden Kıdak, bu maddelere uzun süreli maruziyetin nörolojik bozukluklara, böbrek ve karaciğer hasarlarına ve bazı kanser türleri açısından risk artışına neden olabileceğini aktardı.

Özellikle içme suyunda yüksek nitrat konsantrasyonlarının bebeklerde oksijen taşınmasını etkileyen ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade eden Kıdak, mikrobiyolojik kirliliğin kanalizasyon sızıntıları, yetersiz dezenfeksiyon ve su depolarındaki hijyen eksiklikleri sonucunda ortaya çıkabildiğini kaydetti.

Escherichia coli, Salmonella spp. ve Vibrio cholerae gibi patojenlerin kolera, tifo ve akut gastroenterit gibi hastalıklara neden olabileceğini dile getiren Kıdak, kimyasal kirleticilerin uzun süreli maruziyetle etkisini gösterebildiğini, mikrobiyolojik kirlenmenin ise kısa sürede yaygın enfeksiyonlara yol açabildiğini vurguladı.

Kıdak, çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin bu risklere karşı daha savunmasız olabileceğine dikkat çekti.

Sağlık Bakanlığı ve Su İşleri Dairesi tarafından yürütülen periyodik analizlerin, depolardan ve dağıtım şebekesinden alınan su örneklerinin kalitenin izlenmesi açısından önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Kıdak, içme suyu kalitesinin sürdürülebilirliğinin kaynakların korunması, arıtma tesislerinin etkin işletilmesi ve dağıtım ağlarının düzenli izlenmesiyle mümkün olduğunu kaydetti.

Kıdak, özellikle sıcak iklim koşullarında bina içi su depolarının ve tesisatların düzenli temizlenmesinin hijyen açısından önem taşıdığını ifade ederek, bireysel düzeyde alınan önlemlerin de koruyucu bir rol üstlendiğini vurguladı.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.