Kıdak: “Güvenli içme suyu temininde, su kaynaklarının korunması, etkin arıtma süreçleri ve düzenli analizler önem taşıyor”
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Kıdak, su kaynaklarının korunması, etkin arıtma süreçleri ve düzenli analizlerin güvenli içme suyu temininde önemli rol oynadığını belirtti.
Prof. Dr. Kıdak, içme suyu kalitesinin halk sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmesinde kimyasal ve mikrobiyolojik kirleticilerin içme suyu üzerinde oluşturabileceği risklere değindi.
İçme suyu kalitesini tehdit eden başlıca unsurlar arasında ağır metaller, pestisitler, nitrat ve nitrit birikimi ile endüstriyel atıkların bulunduğunu ifade eden Kıdak, bu maddelere uzun süreli maruziyetin nörolojik bozukluklara, böbrek ve karaciğer hasarlarına ve bazı kanser türleri açısından risk artışına neden olabileceğini aktardı.
Özellikle içme suyunda yüksek nitrat konsantrasyonlarının bebeklerde oksijen taşınmasını etkileyen ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade eden Kıdak, mikrobiyolojik kirliliğin kanalizasyon sızıntıları, yetersiz dezenfeksiyon ve su depolarındaki hijyen eksiklikleri sonucunda ortaya çıkabildiğini kaydetti.
Escherichia coli, Salmonella spp. ve Vibrio cholerae gibi patojenlerin kolera, tifo ve akut gastroenterit gibi hastalıklara neden olabileceğini dile getiren Kıdak, kimyasal kirleticilerin uzun süreli maruziyetle etkisini gösterebildiğini, mikrobiyolojik kirlenmenin ise kısa sürede yaygın enfeksiyonlara yol açabildiğini vurguladı.
Kıdak, çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin bu risklere karşı daha savunmasız olabileceğine dikkat çekti.
Sağlık Bakanlığı ve Su İşleri Dairesi tarafından yürütülen periyodik analizlerin, depolardan ve dağıtım şebekesinden alınan su örneklerinin kalitenin izlenmesi açısından önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Kıdak, içme suyu kalitesinin sürdürülebilirliğinin kaynakların korunması, arıtma tesislerinin etkin işletilmesi ve dağıtım ağlarının düzenli izlenmesiyle mümkün olduğunu kaydetti.
Kıdak, özellikle sıcak iklim koşullarında bina içi su depolarının ve tesisatların düzenli temizlenmesinin hijyen açısından önem taşıdığını ifade ederek, bireysel düzeyde alınan önlemlerin de koruyucu bir rol üstlendiğini vurguladı.