23 Temmuz 2026, 11:53:39
Dolar 47,2326
Euro 54,1057
Altın 6.263,76
BİST 14.138,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 33°C
Parçalı Bulutlu
Mersin
33°C
Parçalı Bulutlu
Per 33°C
Cum 32°C
Cts 31°C
Paz 30°C

Akpınar: “KKTC Yükseköğretimi İçin Artık Zaman Kaybetme Lüksümüz Yoktur”

Akpınar: “KKTC Yükseköğretimi İçin Artık Zaman Kaybetme Lüksümüz Yoktur”
23/07/2026 09:28
A+
A-

Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, 2026–2027 akademik yılı için Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından KKTC üniversitelerine ayrılan kontenjanların açıklanmasının ardından kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Akpınar, kontenjan artışını memnuniyetle karşıladıklarını belirtirken, yükseköğretimin artık yalnızca eğitim politikaları çerçevesinde değil, devlet politikası olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.

Akpınar, geçen yıl 17 bin 17 olan toplam kontenjanın bu yıl 18 bin 696’ya yükseldiğini, böylece yaklaşık yüzde 9,9 oranında artış yaşandığını belirtti. Doğu Akdeniz Üniversitesi ile Lefke Avrupa Üniversitesi’nin kontenjanlarında dikkat çekici yükseliş yaşandığını ifade eden Akpınar, Girne Amerikan Üniversitesi başta olmak üzere birçok üniversitede gerçekleşen artışın da sevindirici olduğunu söyledi.

Türkiye’den ve diğer ülkelerden KKTC üniversitelerini tercih edecek tüm öğrencilere başarı dileyen Akpınar, yeni akademik yılda öğrencileri ülkede ağırlamaktan mutluluk duyacaklarını ifade etti.

“Yükseköğretim devlet politikası haline gelmelidir”

Kontenjan artışının olumlu bir gelişme olduğunu ancak bunun tek başına yeterli olmadığını belirten Akpınar, yükseköğretimin ekonomi, bilimsel üretim, uluslararası görünürlük ve kültürel diplomasi açısından stratejik önem taşıdığını kaydetti.

Bu nedenle yükseköğretimin korunması, geliştirilmesi ve uluslararası girişimlere karşı savunulmasının günlük siyasi tartışmaların ötesinde doğrudan devlet politikası olarak ele alınması gerektiğini dile getirdi.

“Yükseköğretim Reformu daha fazla ertelenemez”

Demokrat Parti olarak uzun süredir gündeme getirdikleri Yükseköğretim Değişiklik Yasası’nın bir an önce Cumhuriyet Meclisi’nde görüşülerek yasalaştırılması çağrısını yineleyen Akpınar, YÖDAK’ın kurumsal kapasitesini güçlendirecek, kalite güvencesini artıracak ve denetim ile gelişimi birlikte ele alacak reformların daha fazla ertelenemeyeceğini söyledi.

KKTC’nin uluslararası gelişmeleri önceden okuyabilen, gerektiğinde diplomatik mücadele yürütebilen güçlü bir Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖDAK yapılanmasına ihtiyaç duyduğunu belirten Akpınar, karşı karşıya olunan sürecin yalnızca eğitim politikası eksikliğinden ibaret olmadığını, bunun aynı zamanda uluslararası bir hak, tanınma ve varoluş mücadelesi olduğunu ifade etti.

“Uluslararası öğrenciler üzerinden yeni bir izolasyon alanı oluşturuluyor”

KKTC üniversitelerinde eğitim gören uluslararası öğrencilerin diplomalarının üçüncü ülkelerde tanınmasını engellemeye yönelik girişimlerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Akpınar, özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin siyasi girişimlerine karşı yalnızca gelişmeleri izleyen değil, önleyici diplomasi yürüten bir devlet anlayışına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Fas’tan gelen öğrencilerin diplomalarının tanınması konusunda yaşanan sorunların tekil olmadığını belirten Akpınar, benzer süreçlerin daha önce Ürdün, Irak, Mısır ve birçok Afrika ülkesinde de yaşandığını hatırlattı.

Bir öğrencinin KKTC’de uluslararası standartlarda eğitim aldıktan sonra siyasi nedenlerle diploma tanınırlığı sorunu yaşamasının yalnızca ilgili üniversitenin değil, doğrudan KKTC yükseköğretim sisteminin ve devletin sorunu olduğunu ifade eden Akpınar, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte Cumhurbaşkanlığı, hükümet, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖDAK, YÖK ve üniversitelerin ortak hareket edeceği güçlü bir yükseköğretim diplomasisi mekanizmasının kurulması gerektiğini vurguladı.

YÖK’e “KKTC Üniversiteleri” çağrısı

Akpınar, YÖK’ün dijital ve kurumsal platformlarında KKTC üniversitelerinin nasıl sınıflandırıldığının da stratejik önem taşıdığına dikkat çekti.

KKTC üniversitelerinin geçmişte olduğu gibi “KKTC Üniversiteleri” başlığı altında açık biçimde tanımlanmasının basit bir internet sitesi düzenlemesi olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Akpınar, üniversitelerin ülke aidiyetlerinin uluslararası tanınırlık, akademik iş birlikleri ve diploma değerlendirme süreçlerinde giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.

Üniversitelerin “diğer üniversiteler” benzeri genel kategoriler içerisinde yer almasının KKTC’nin uluslararası görünürlüğünü zayıflatabileceğini belirten Akpınar, YÖK nezdinde gerekli girişimlerin yapılarak KKTC üniversitelerinin kurumsal kimlikleriyle yeniden görünür hale getirilmesini istediklerini kaydetti.

“Karar alma ve uygulama zamanıdır”

Demokrat Parti olarak yükseköğretime ilişkin sorunları koalisyon hükümeti döneminde defalarca gündeme taşıdıklarını belirten Akpınar, çalıştaylar düzenlendiğini, raporlar hazırlandığını ve sorunların tespit edildiğini ancak artık yeniden sorun tanımlamak yerine karar alma ve uygulama sürecine geçilmesi gerektiğini ifade etti.

Bugün alınması gereken kararların seçim sonrasına bırakılmasının yükseköğretim açısından kaybedilecek yıllar anlamına geleceğini söyleyen Akpınar, dünya yükseköğretiminin hızla değiştiğini, ülkelerin uluslararası öğrenci pazarında yeni stratejiler geliştirdiğini, yapay zekânın eğitim modellerini dönüştürdüğünü ve üniversitelerin ekonomik ile diplomatik güç unsuru haline geldiğini belirterek, KKTC’nin yapısal sorunları erteleme lüksünün kalmadığını söyledi.

“Kontenjan artışı fırsata dönüştürülmeli”

2026–2027 akademik yılı için açıklanan 1.679 kişilik kontenjan artışını önemli bir fırsat olarak değerlendiren Akpınar, gerçek başarının yalnızca kontenjanların artırılması olmadığını ifade etti.

Gerçek başarının, kontenjanların dolması, öğrencilerin KKTC’yi güvenle tercih etmesi, nitelikli eğitim alması, mezunların diplomalarının dünyanın her yerinde kabul görmesi ve üniversitelerin uluslararası akademik sistemlerde KKTC kimliğiyle var olabilmesi olduğunu belirten Akpınar, yükseköğretimin sürdürülebilir bir devlet politikasına dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Akpınar açıklamasının sonunda, Yükseköğretim Değişiklik Yasası’nın gecikmeden hayata geçirilmesi, YÖDAK’ın güçlendirilmesi, yükseköğretim diplomasisinin kurumsallaştırılması, Türkiye Cumhuriyeti ile ortak uluslararası tanınma mekanizmasının oluşturulması ve KKTC üniversitelerinin uluslararası görünürlüğünün artırılması çağrısında bulundu.

Yükseköğretimi korumanın yalnızca üniversiteleri korumak anlamına gelmediğini vurgulayan Akpınar, bunun aynı zamanda ekonomiyi, gençlerin geleceğini, uluslararası görünürlüğü ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyayla kurduğu en güçlü bağlardan birini korumak anlamına geldiğini ifade etti.

Yeni akademik yılda üniversiteleri tercih edecek tüm öğrencilere başarı dileyen Akpınar, akademisyenlere, üniversite çalışanlarına ve tüm yükseköğretim camiasına başarılı bir dönem temennisinde bulunarak, açıklanan kontenjan artışının yeni bir sorumluluk ve fırsat olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Akpınar, açıklamasını “Şimdi yükseköğretimi yeniden bir devlet önceliği haline getirme zamanıdır.” sözleriyle tamamladı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.