23 Ağustos 2026, 10:52:24
Dolar 48,0206
Euro 56,1267
Altın 7.107,39
BİST 14.514,82
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 33°C
Parçalı Bulutlu
Mersin
33°C
Parçalı Bulutlu
Pts 32°C
Sal 32°C
Çar 32°C
Per 32°C

Birtan Gökeri’den 6 ciltlik “Kıbrıs’ın Kuşları” kitabı

Birtan Gökeri’den 6 ciltlik “Kıbrıs’ın Kuşları” kitabı
23/08/2026 09:35
A+
A-

Kıbrıs’a özgü olduğu kaydedilen 417 kuş türünün yaklaşık 330 tanesini görüntüleyen, kuş fotoğrafçısı, kuş gözlemcisi ve 6 ciltlik Kıbrıs’ın Kuşları kitabının yazarı Birtan Gökeri, her karenin ayrı bir hikayesi olduğunu ifade etti.

Türk Ajansı Kıbrıs’ın (TAK) sorularını yanıtlayan Gökeri, arşivinde biriktirdiği fotoğraf ve bilgilerin kaybolmaması, gelecek nesillere aktarılması için bunları bir kitap haline getirdiğini belirtti.

KKTC’de görüntüleyemediği kuşları, Güney Kıbrıs ile Türkiye’ye giderek fotoğrafladığını ve bunları kitabına eklediğini anlatan Gökeri, altı ciltten oluşan kitaptaki fotoğrafların büyük çoğunluğunun kendisine ait olduğunu, eksik kalan türler için de bölgedeki diğer fotoğrafçılar ve çevrimiçi kaynaklardan fotoğraflar kullandıklarını kaydetti.

Önemli bir göç yolu üzerine bulunan Kıbrıs’ın göç eden kuşlar için Avrupa ve Afrika arasında bir köprü gibi olduğunu anlatan Gökeri, göç sırasında karşılaşılan zorluklar, değişen hava şartları, besin ile su kaynaklarının azalması, kentleşme nedeniyle yaşam alanlarının yok olması, pınarlar ile suların insanlar tarafından kendi çıkarları için kullanılması gibi faktörlerin bölgeye gelen kuşların popülasyonunu azalttığını belirtti.

-“Ben küçüklüğümden beri kuşların peşindeydim”

1961 yılında Baf’ın Poli kasabasında doğan ve ilk öğrenimini burada tamamladığını söyleyen Gökeri, 1974 Barış Harekatı’ndan sonra Güzelyurt’a gelerek Kurtuluş Lisesi’nde öğrenim gördüğünü ve Türk Öğretmen Koleji’nden mezun olduğunu kaydetti. Öğretmenliğin yanında yönetici kadrolarında da mesleğini sürdürdüğünü ifade eden Gökeri, emekli olduğunu ve hobi olarak kuş fotoğrafçılığı ve kuş gözlemciliği yaptığını anlattı.

Kuşlara ilgisinin küçük yaşlarda başladığını ve çocukluğundan beri kuşların peşinde olduğunu belirten Gökeri, yaz tatillerinde kuşları yakalayarak kafeslere koyup onlarla ilgilendiğini söyledi.

Bazı arkadaşları avcı olduğu için onlardan etkilenerek, kendisinin de avcı olduğunu; uzun yıllar avcılık ve 6 yıl Güzelyurt Avcılar Birliği başkanlığı yaptığını anlatan Gökeri, avcılık sayesinde bölgedeki arazileri ve av kuşlarını tanıdığını ifade etti.

-“Kıbrıs’a özgü olduğu tespit edilen 417 kuş türünün yaklaşık 330 tanesini görüntüledim”

Gökeri, avcılıktan kuş gözlemciliğine geçişini söyle anlattı:

“Avcılar Birliği Başkanlığı yaptığım dönemlerde, avlanma veya çevrenin bozulması sebebiyle kuş popülasyonunda azalma gözlemledim. Bu da ilgimi avlamaktan ziyade korumakla ilgili işlere çekti. Avcılık Federasyonu’nun toplantılarında bile kuşların lehine konuşmaya başladım. Avcılığımın son 3 yılında hiç kuş avlamadım.”

Daha sonra internet üzerinden kuş fotoğrafları gördüğünü ve kendisinin de öyle fotoğraflar çekmek istediğini söyleyen Gökeri, kuş fotoğrafçılığına önce küçük bir video kamerayla, av kuşlarını çekerek başladığını belirtti. Gökeri, bu kuşları fotoğraflarken başka kuşları fark ettiğini ve böylece kuş fotoğrafçılığına başladığını anlattı.

Kıbrıs’a özgü 417 kuş türünün tespit edildiğini ve bu türlerin yaklaşık 330 tanesini görüntülediğini kaydeden Gökeri, biriktirdiği fotoğraf ve bilgilerin kaybolmaması için bunları 6 ciltlik bir kitap haline getirdiğini ifade etti.

– “Kuş gözlemcileri genellikle belli bir noktadan, dürbünleriyle kuşları gözlemler”

Kuş gözlemcilerinin fotoğraf çekmek yerine çeşitli bölgelerde bulunan kuş türlerinin kaydını tuttuğunu, bu kayıtların tarih, bölge ve gözlemlenen kuş sayısını içerdiğini söyleyen Gökeri, Güney Kıbrıs’ta yer alan Bird Life Cyprus ile de çalışmalar ve bilgi alışverişi yaptıklarını belirtti.

Gökeri, toplanan bilgilerin değerlendirildiğini ve hem gelecek yıllar hem de gelecek nesiller için bir araştırma kaynağı olarak kullanıldığını kaydetti.

Kuş gözlemciliği ile kuş fotoğrafçılığı arasındaki en büyük farkın; kuş gözlemcilerinin genellikle grup halinde belli bir nokta seçerek, dürbünleriyle kuşları gözlemlerken, kuş fotoğrafçılarının ise kuşları çeşitli yaşam alanlarında fotoğraflayabilmek için, gizlenerek, kamufle olarak kuşlara yaklaşmak olduğunu kaydeden Gökeri,  kuş gözlemcilerinin de gözlemledikleri kuşu kayıt altına almak için fotoğraf çektiğini ekledi.

-“Görüntüleyemediğim kuşları, Güney Kıbrıs ile Türkiye’ye giderek fotoğrafladım”

Gökeri, uzun zamandır kuş fotoğrafçılığı yaparak hiç ara vermeden çalıştığını, kendine sürekli zaman yarattığını belirterek, Kıbrıs’ta en çok kuş türünü görüntüleyen kişi olduğunu ifade etti.

KKTC sınırları içinde bulamadığı, görüntüleyemediği kuşları, Güney Kıbrıs ile Türkiye’ye giderek gözlemlediğini, fotoğrafladığını ve bunları kitabına eklediğini anlatan Gökeri, altı ciltten oluşan kitaptaki fotoğrafların büyük çoğunluğunun kendisine ait olduğunu, eksik kalan türler için de bölgedeki diğer fotoğrafçılar ve çevrimiçi kaynaklardan fotoğraflar kullandıklarını kaydetti.

Kitaplarda özen gösterdikleri noktanın, türlerin, eğer farklı görünümdeyse dişisi, erkeği, yavrusu ve gencine mümkün olduğu kadar yer verebilmek olduğunu belirten Gökeri, kitaptaki yazılı bilgiler için hem yabancı kaynaklar ve internet kaynaklarından yararlandığını hem arazi gözlemlerini, hem de kendi bilgi birikimi ile tecrübelerini aktardığını söyledi.

Çalışmalarını kitaplaştırarak amacına ulaştığını aktaran Gökeri, kitapları kendi imkanlarıyla özellikle Facebook’ta oğlunun kurduğu “Kıbrıs’ın Kuşları” sayfası üzerinden sipariş alarak bastırıp dağıttığı için zorluklar yaşadığını belirtti.

Ticari bir kaygısı olmadığını vurgulayan Gökeri, arşivini gelecek nesillere aktarabilmenin kendisine mutluluk verdiğini dile getirdi.

-“Her karenin ayrı bir hikayesi var”

Kuş fotoğrafları çekerken yaşadığı en ilginç anılara da değinen Gökeri, çok sıcak bir günde Tavşancıl Kartalı’nı tespit ettiğini ve yerde sürünerek yanına gittiğinde kamerasındaki hafıza kartının dolduğunu anlattı.

Her karenin ayrı bir hikayesi olduğunu belirten Gökeri, fotoğraf çekmeye çıkmadan önce araştırma yaptığını, kuşların mevsimsel hareketlerini takip ettiğini, hangi kuşların hangi bölgelerde görülebileceğini öğrendiğini kaydetti.

Gökeri, özellikle daha önce bölgede görülmemiş ya da uzun süredir görülmeyen türleri bulmanın önemine dikkat çekerek, Alamecek kuşunu Kıbrıs’ta ilk kez nasıl görüntülediğini aktardı.

Sadrazamköy’de kuşu görünce tanıdığını ancak şaşırdığını ve fotoğrafını çekerek, Bird Life Cyprus’a gönderdiğini söyleyen Gökeri, ilgili araştırmaların onlar tarafından yapıldığını ve bu kuş türünü bölgede iki kez daha fotoğraflama fırsatı bulduğunu kaydetti.

Kıbrıs’taki kuşların İngiliz sömürge döneminde belgelenmeye başladığını, kuş yumurtalarının, derilerinin ve fotoğraflarının paylaşıldığını söyleyen Gökeri, ancak o dönemden beri kaydedilmemiş türlerden bazılarının artık görülemediğini aktardı.

Kılkuyruk Bağırtlak’ın da böyle bir kuş olduğunu ve yıllar sonra bölgede bu kuşu tespit ettiğinde yanlışlıkla avlanmamaları için Avcılık Federasyonu’na bildirdiğini belirten Gökeri, henüz görüntüleyemediği kuş türleri için Orta Doğu ülkelerine gitme hayali olduğunu da ekledi.

-“Bölgemiz Avrupa ve Afrika arasında bir köprü gibidir”

Önemli bir göç yolu üzerine bulunan Kıbrıs’ın göç eden kuşlar için Avrupa ve Afrika arasında bir köprü gibi olduğunu ifade eden Gökeri, göçmen kuşların inip dinlendiği alanların son yıllarda tahribata uğradığını söyledi.

Gökeri, göç sırasında karşılaşılan zorluklar, değişen hava şartları, besin ile su kaynaklarının azalması, kentleşme nedeniyle yaşam alanlarının yok olması, pınarlar ile suların insanlar tarafından kendi çıkarları için kullanılması gibi faktörlerin bölgeye gelen kuşların popülasyonunu azalttığını belirtti.

Ülke ve dünyadaki tüm canlılar adına çalışan, emek veren herkese destek olunması gerektiğini vurgulayan Gökeri, bu tür çalışmaların ülkenin zenginliği olduğunu, uluslararası kabul görmenin yolunun bu tür somut eserlerden geçtiğini ifade etti.

Gökeri, doğanın korunması ve bilinçli avlanmanın önemine dikkat çekti.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.