Devran Vudalı: Kıbrıs Türk halkı bu yaşananları hak etmiyor
Halkın Partisi Genel Koordinatörü Devran Vudalı, ülkenin içine sürüklendiğini belirttiği derin krize dikkat çekerek, “Kıbrıs Türk halkı bu yaşananları hak etmiyor” dedi.
Vudalı’nın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkedeki yolsuzluk, sahte diplomalar, güvenlik, eğitim ve sağlık alanındaki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
“Başarı hikâyesi” denilen tablonun rant, talan ve gençlerin çalınan geleceğinden ibaret olduğunu savunan Vudalı, ülkede yaşananların yalnızca bir eleştiri konusu olmadığını, halkın her gün yaşadığı gerçeklerin ve sistematik çöküşün göstergesi olduğunu ifade etti.
“ÜLKENİN KARA LEKELERİ GENÇLERİN GELECEĞE DAİR UMUTLARINI YOK EDİYOR”
Yolsuzluğun artık münferit bir olay değil, sistemin kendisi haline geldiğini ileri süren Vudalı, kamu ihalelerinden ruhsatlara, teşviklerden büyük projelere kadar her alanda şeffaflığın yok edildiğini ve hesap verebilirliğin yerini kayırmacılığa bıraktığını belirtti.
Vudalı, ülkenin uluslararası kara para aklama iddialarının gölgesinde anılır hale geldiğini savunarak, bunun yalnızca itibar kaybına yol açmadığını, temiz ekonomiyi boğduğunu, dürüst iş insanını cezalandırdığını ve gençlerin geleceğe dair umudunu yok ettiğini kaydetti.
“Rant ve talan düzeni, halkın alın terini bir avuç çıkar grubunun cebine aktarmaya devam ediyor” diyen Vudalı, yolsuzluğun ülkenin temel sorunlarından biri olduğunu belirtti.
“SAHTE DİPLOMALAR VE GERÇEK EMEĞİN ÖLÜMÜ”
Sahte diploma skandallarının eğitim ve kamu istihdamının derin bir yozlaşmaya sürüklendiğinin en açık kanıtı olduğunu ileri süren Vudalı, hak etmeyen kişilerin sahte belgelerle kritik makamlara, üniversitelere ve kamu kurumlarına sızmasının liyakati tamamen ortadan kaldırdığını söyledi.
Vudalı, bunun yalnızca bir belge sahteciliği olmadığını belirterek, “Bu, toplumun adalet duygusunu, gençlerin ‘çalışırsam başarırım’ inancını ve devletin temel kurumlarına olan güveni yerle bir eden bir ahlaki çöküştür” ifadelerini kullandı.
“Sahte diplomalar havada uçarken, gerçek emeğin ve bilginin değeri ayaklar altına alınmaktadır” diyen Vudalı, eğitim ve kamu istihdamında liyakat vurgusu yaptı.
“HER GEÇEN GÜN BİRAZ DAHA KAYBOLAN HUZURUMUZ”
Ülkede sokakların artık eskisi gibi güvenli olmadığını savunan Vudalı, bıçaklama olayları, hırsızlıklar, gasp ve trafik kazalarının arttığını, yıllarca kaçak yaşayan kişilerle dolup taşan bir ülke tablosunun ortaya çıktığını ileri sürdü.
Güvenlik güçlerinin imkânlarının yetersiz bırakıldığını ve caydırıcılığın zayıfladığını belirten Vudalı, vatandaşın “kendi başının çaresine bak” noktasına itildiğini söyledi.
“Bu ülkede güvenlik sorunu yoktur” diyenlerin ya gerçeklerden tamamen kopmuş olduğunu ya da bilerek halkı yanılttığını savunan Vudalı, “Güvenlik, devletin en temel görevidir; bu görev ihmal edildikçe toplumun dokusu da erimektedir” ifadelerini kullandı.
“GELECEĞİN FABRİKASI ÇÖKMÜŞ DURUMDA”
Eğitim sistemine de değinen Vudalı, okulların büyük kısmının fiziki olarak bitik durumda olduğunu belirterek, konteyner sınıflar, kalabalık mevcutlar, yetersiz malzeme, eksik öğretmen ve güvenli olmayan bahçelere dikkat çekti.
Vudalı, eğitimin çocukların geleceğini inşa etmesi gereken bir hak olmaktan çıkarak imkânsızlıklar içinde ayakta kalmaya çalışan bir mücadeleye dönüştüğünü savundu.
Öğretmenlerin her gün artan zorluklarla boğuştuğunu, öğrencilerin ise nitelikli eğitim alma hakkından mahrum bırakıldığını belirten Vudalı, “Eğitimde çığır atlattık” söyleminin sahadaki gerçeklerin yanında gülünç kaldığını ifade etti.
“Bir ülkenin geleceği, okullarının durumundan okunur; bugün okunan tablo ise karanlıktır” diyen Vudalı, eğitim alanındaki sorunların çözülmesi çağrısında bulundu.
“CİHAZSIZ HASTANELER, İLAÇSIZ HASTALAR, GERÇEKLEŞMEYEN VAATLER”
Sağlık sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Vudalı, kanser hastalarının temel ilaçları bulamadığını, kritik testlerin yapılamadığını ve cihaz eksikliklerinin kronikleştiğini ileri sürdü.
Vudalı, özellikle çocuk hastalar ve kronik rahatsızlığı bulunan yurttaşların “iyi şartlarda tedavi” hakkından yoksun bırakıldığını savundu.
Hastanelerin donanım açısından yetersiz olduğunu belirten Vudalı, “şu tarihte mükemmel hastaneler bitecek” vaatlerinin yıllardır tekrarlanan ve bir türlü gerçekleşmeyen sözler olarak kaldığını ifade etti.
“Sağlık, lüks değil haktır; bu hakkın gasp edilmesi, insan onuruna yapılan en ağır saldırıdır” diyen Vudalı, sağlık sistemindeki sorunların giderilmesini istedi.
“KIBRIS TÜRK HALKI BU YAŞANANLARI HAK ETMİYOR”
Vudalı, bütün bu tablonun ortasında hükümet yetkililerinin “güvenlik sorunu yoktur”, “eğitimde büyük başarılar elde ettik”, “sağlıkta devrim yaşanacak” diyebildiğini savundu.
“Ya biz başka bir ülkede yaşıyoruz, ya da bizi saf yerine koyup gerçekleri örtbas etmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullanan Vudalı, bu yaklaşımın yalnızca beceriksizlik olmadığını, halkın aklıyla ve duygularıyla alay etmek anlamına geldiğini ileri sürdü.
Sorunları inkâr etmenin, çözüm üretmemenin ve koltuklara sıkı sıkıya tutunmanın ülkeyi daha derin bir çıkmaza sürüklediğini belirten Vudalı, “Kıbrıs Türk halkı bu yaşananları hak etmiyor” dedi.
Vudalı, yolsuzluk, sahte belgeler, güvenlik zaafı, çöken eğitim ve sağlık sorunlarının tesadüf olmadığını, yıllardır uyarılan sürecin doğal sonucu olduğunu savundu.
Halkın Partisi olarak bu çöküşe seyirci kalmayacaklarını belirten Vudalı, “Hesap sormaya, gerçekleri kamuoyu önüne sermeye ve halkın iradesinin yeniden hâkim kılınması için mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Vudalı, “Kıbrıs halkı bu çaresizliği, bu vurdumduymazlığı ve bu beceriksizliği hak etmiyor. Ülkenin aydınlık bir geleceğe kavuşması için sandık, şeffaflık ve gerçek adalet şarttır. Susmak, bu düzene ortak olmaktır. Artık yeter” dedi.