28 Temmuz 2026, 13:12:33
Dolar 47,3792
Euro 53,9208
Altın 6.168,99
BİST 13.774,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 32°C
Açık
Mersin
32°C
Açık
Sal 33°C
Çar 33°C
Per 33°C
Cum 32°C

Ergün Olgun: Kararlı bir duruş gerekiyor

Ergün Olgun: Kararlı bir duruş gerekiyor
28/07/2026 11:27
A+
A-

Eski Başmüzakereci Olgun, KIBRIS TV’deki yayında Cumhurbaşkanı Erhürman’ın açıklamalarını eleştirdi; “Yuvarlak laflar, Kıbrıs Türkünü felakete götürür.” uyarısında bulundu.

“Federal çözüm bizi azınlığa sürükler”… Ergün Olgun, Kıbrıs Türk tarafının ancak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde güvence altına alınabileceğini belirterek federal çözüm eksenli yaklaşımların Kıbrıs Türk halkını zamanla ‘imtiyazlı azınlık’ konumuna sürükleyebileceğini anlattı. Olgun, Tufan Erhürman’ın dile getirdiği dört maddelik metodolojinin de bu riski taşıdığını dile getirdi.

 

Eski Başmüzakereci Ergün Olgun, KIBRIS TV ekranlarında Elif Şen Çatal’ın hazırlayıp sunduğu Gün Ortası programında Kıbrıs meselesine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Uluslararası konjonktürün değiştiğini ve Kıbrıs’ta yeni bir siyasi düzenin şekillenmeye başladığını anlatan Olgun, Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik mimarisindeki rolünün yeniden tanımlandığını, bunun da Kıbrıs’a doğrudan yansıyacağını söyledi.

“Artık Kıbrıs’ta yeni bir statükonun oluşturulacağı büyük bir pazarlığın eşiğindeyiz.” diyen Olgun, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adaya gelmesini de bu sürecin önemli adımlarından biri olarak değerlendirdi. Olgun, “Grand Game denilen yeni oyunun içindeyiz.” diyerek, Türkiye’nin ve Batı’nın güvenlik sistemindeki yerinin yeniden şekillendiğine vurgu yaptı.

Olgun, Kıbrıs’ın da dahil olduğu perde arkasında yeni bir düzenin kurulduğuna dikkat çekti.

“Bu süreçte belirsizliğe yer yok”

Ergün Olgun, böylesine kritik bir dönemde Tufan Erhürman’ın, ortaya koyacağı siyasi çizginin hayati önem taşıdığını belirterek, net ifadeler kullanılmasının zorunlu olduğunu söyledi.

Erhürman’ın yaptığı açıklamalarda “devlet” vurgusunun yeterince hissedilmediğini vurgulayan Olgun, siyasi eşitlik söyleminin tek başına yeterli olmadığını ifade etti.

Olgun, “Devlet olmadan burada ayakta duramayız. Sadece ‘eşitlik’ demek yetmez. Hangi eşitlik? Bunun nasıl sağlanacağını açıkça ortaya koymanız gerekir.” ifadelerini kullandı.

“Belirsizlik yine tavize götürür”

Ergün Olgun, Tufan Erhürman’ın Kıbrıs konusunda kullandığı muğlak ifadelerin ciddi risk taşıdığına dikkat çekerek, yeni süreçte en büyük tehlikenin kararsızlık olduğunu söyledi.

“Belirsiz konuşmalar ve kararsız duruş bizi hedefimize ulaştırmaz. İki halkın da refah içerisinde yaşayacağı kalıcı barış ancak hakların açık şekilde teslim edilmesiyle mümkündür. Bunun yolu da net bir duruştan geçer.” şeklinde konuşan Olgun, Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu siyasi çerçevenin yeterince açık olmadığını bunun Kıbrıs Türk tarafını zayıflatabileceğini dile getirdi.

Olgun, yeni uluslararası denklem karşısında esnek ve belirsiz söylemlerin ciddi risk oluşturduğunu belirterek, kurulacak yeni düzenin yuvarlak laflarla yönetilemeyeceğini kaydetti. Olgun, kararlılık ve açıklığın şart olduğunu vurguladı, esnek söylem ve tutumların Kıbrıs Türk’ünü felakete götüreceğini ifade etti.

Kıbrıs Türk tarafının bugüne kadarki müzakere süreçlerinde sürekli taviz verdiğini hatırlatan Olgun, Crans-Montana süreci dahil olmak üzere her masadan Rum tarafının kazanımla ayrıldığını dile getirdi.

“İki egemen devlet çizgisinden taviz verilmemeli”

Ergün Olgun, Kıbrıs Türk tarafının ancak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde güvence altına alınabileceğini belirterek federal çözüm eksenli yaklaşımların Kıbrıs Türk halkını zamanla “imtiyazlı azınlık” konumuna sürükleyebileceğini anlattı. Olgun, Cumhurbaşkanı’nın dile getirdiği dört maddelik metodolojinin de bu riski taşıdığını dile getirerek, kararlı bir duruşun devlet zemininde mümkün olabileceğinin altını çizdi, “Bunun altındaki her formül Kıbrıs Türkü’nü zamanla Rum devletinin içerisinde azınlık konumuna iter.” dedi.

“KKTC’nin siyasetçiye değil devlet adamına ihtiyacı var”

Ergün Olgun, Kıbrıs Türk halkının geleceğini koruyacak iradenin “devlet adamlığı” anlayışıyla ortaya konulabileceğini ifade etti. Siyasetçi olmakla devlet adamı olmak arasında fark olduğunu KKTC’nin bir devlet adamına ihtiyaç duyduğunu kaydeden Olgun, Kıbrıs Türkü’nün adadaki varlığını koruyacak ve müktesep haklarını yürütmekle devlet adamı olunabileceğini ifade etti. “Birilerini memnun etmek ya da birtakım çekincelerle devlet adamı olunmaz.” ifadelerini kullanan Olgun, BM Genel Sekreteri’nin adaya gelmesiyle birlikte birtakım ümitlerin yeniden verilmesinin sakıncalı olacağını belirtti. Yeniden tavizlerin verileceği bir sürece Kıbrıs Türkü’nün kesinlikle hazır olmadığını söyleyen Olgun, 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar döneminde ortaya konulan duruşun devam ettirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde yürütülen siyasetin izlerinin hala devam ettiğini ifade eden Olgun, uluslararası aktörlerin ise bu izleri silebilmek adına hamleler yaptığını kaydetti. Olgun, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın, 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar döneminde oluşan iki devletli çözüm zeminini zayıflatacak bir yaklaşımın parçası olmaması yönünde uyarıda bulundu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.