12 Ağustos 2026, 15:25:04
Dolar 47,7577
Euro 55,1333
Altın 6.771,44
BİST 13.754,41
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 33°C
Parçalı Bulutlu
Mersin
33°C
Parçalı Bulutlu
Per 32°C
Cum 32°C
Cts 31°C
Paz 30°C

Erhürman: Türkiye’nin ve garantörlerin “evet” demediği hiçbir çözüm yürürlüğe giremez

Erhürman: Türkiye’nin ve garantörlerin “evet” demediği hiçbir çözüm yürürlüğe giremez
12/08/2026 12:58
A+
A-

 

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan “Cumhurbaşkanı Özel Yayın” programında Canan Onurer, Gökhan Altıner ve Ulaş Barış’ın sorularını yanıtladı.

GUTERRES ZİYARETİ BAŞARILIYDI

Programda ilk olarak Altıner’in sorusu üzerine Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ziyareti hakkında değerlendirmelerde bulunan Erhürman, bu ziyarete “tatil ve veda ziyareti” demenin ne kadar yanlışsa, “Genel Sekreter çözüme geldi” demenin de o kadar yanlış olduğunu ifade etti.

Guterres’in ciddi bir heyetle ve vakit ayırarak geldiğini belirten Erhürman, Genel Sekreter’in Güven Yaratıcı Önlemler, metodoloji ve işin esasına ilişkin hazırlıklar çerçevesinde 5+1 toplantısının toplanmasını istediğini ifade etti.

“Müzakere olsun diye müzakere etmem, sonuç odaklı bir müzakere isterim” ifadelerini de kullanan Erhürman, bunu Genel Sekreter’in de istediğini belirtti.

Erhürman, 8-9 senedir anlamlı bir müzakere süreci yaşanmamasından kaynaklı olarak toplumların yakınlaşması adına Güven Yaratıcı Önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini, müzakerelerin şartları için de metodolojinin belirlenmesi gerektiğini belirterek iyi bir yola girildiğine işaret etti.

BM Genel Sekreteri’nin de kendisinin ortaya koyduğu dört maddelik metodolojiyi “ön şart” olarak değil, metodoloji olarak değerlendirdiğini ifade eden Erhürman, bunun bir başarı hikâyesi değil, olması gereken bir şey olduğunu söyledi. Erhürman, dolayısıyla genel anlamıyla Genel Sekreter’in ziyaretinin başarılı olduğunu ifade etti.

KARMA EVLİLİKLER KONUSU

Onurer’in sorusu üzerine Guterres ile baş başa görüşmesini de değerlendiren Erhürman, karma evlilikler konusunun bizzat Guterres tarafından gündeme getirildiğini, aynı şekilde Genel Sekreter’in Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in de bu konuyu gündeme getirdiğini ifade etti.

Erhürman, çözüm aranması hâlinde çözüme yönelik atılacak adımların da daha rahat atılabileceğini belirterek bunun karşılıklı çıkarlar doğrultusunda ilerleyecek bir süreç olduğunu söyledi.

Barış’ın 26 Ağustos’ta Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis ile gerçekleştireceği görüşme ve Güven Yaratıcı Önlemler üzerine sorduğu soru üzerine değerlendirmelerde bulunan Erhürman, Guterres’in ziyaretinin ardından “Madem ödev verildi, en az haftada bir toplanalım” dediğini belirtti.

Hristodulidis’in belirlenen tarihte müsait olduğunu ve herhangi bir gündem belirlenmediğini ifade etti.

GEÇİŞ NOKTALARI VE MAYIN TEMİZLİĞİ: “HRİSTODULİDİS, ‘MAYINLAR ÇÖZÜMDEN SONRASININ KONUSUDUR’ DEDİ”

Guterres’in ziyaretinin ardından yaptığı basın açıklamasında da söylediklerini hatırlatan Erhürman, “Ben bunu reddettiler” ifadelerini kullanmadığını belirtti.

Rum basınında “Türk tarafı bazı maddeleri reddetti” şeklinde haberlerin çıkmasının ardından mayın konusunu gündeme getirdiğini belirten Erhürman, toplantıda yoğunlaşılan Güven Yaratıcı Önlemlerin geçiş noktaları ve mayın temizlenmesine odaklandığını ifade etti.

Erhürman, en son New York’ta belirlenen geçiş noktalarında ve BM’nin verdiği harita üzerinden ilerlediklerini, “pişmiş aşa su katmak” istemediklerini, belirlenen ve uzlaşılan kapılardan ilerlemek istediklerini söyledi.

Ancak masada Hristodulidis’in farklı kapıları gündeme getirdiğine işaret eden Erhürman, bu nedenle uzlaşmanın sonuca varamadığını belirtti.

Mayınların temizlenmesi konusunda ise Hristodulidis’in konuyu çözüm sonrasına bıraktığını belirten Erhürman, bu konuyu Güven Yaratıcı Önlem olarak ele almadığını söyledi.

Erhürman, Hristodulidis’in “Bölgede tank olduğu için tanksavar mayınlarının temizlenmesi çözümden sonrasının konusudur” ifadelerini kullandığını belirtti.

“HRİSTODULİDİS’İN ‘İHTİYAÇ DUYARSAK TUTUKLARIZ’ DEMESİ, TUTUKLAMALARIN POLİTİK OLDUĞUNUN İTİRAFIDIR”

Onurer’in Rum basınında çıkan “BM, Erhürman’ı destekliyor” ve Hristodulidis’in tutuklamalara dair söylemlerini sorması üzerine Erhürman, metodoloji denilen şeyin çözüm olsun diye ortaya konulan bir şey olduğunu ve Guterres’in de kendi açıklamasında metodoloji ifadesine yer vermesinin çözüme yönelik çok önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Hristodulidis’in “İhtiyaç duyarsak tutuklarız” demesinin tutuklamaların politik olduğunu gösterdiğini ifade eden Erhürman, mülkiyet ile ilgili tutuklamalarda hukukun siyasi bir enstrüman hâline getirildiğini ilk kez Hristodulidis’in kendisinin itiraf etmiş olduğunu söyledi.

Almanya’nın da bu konuyla ilgili şikâyette bulunduğunu ve bu konunun politik olduğunu ifade ettiklerini söyleyen Erhürman, bu sürecin hukuk süreci değil, politik bir süreç olduğunu belirterek satır aralarının bunu gösterdiğini ifade etti.

“RUM YÖNETİMİ, ELİNDEKİ İMKÂNLARI KULLANARAK KIBRISLI TÜRKLER YOKMUŞ GİBİ DAVRANIYOR”

Erhürman, Kıbrıslı Rumların ellerindeki imkânları kullanarak kayıplar, mülkiyet ve savaşlar konusunda Kıbrıslı Türkleri görmezden geldiğini ifade etti.

Kayıplar konusunda Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Türk kayıpların da olmasına rağmen yalnızca Kıbrıslı Rum kayıplar için anıt yapılmasının hazmedilemez olduğunu belirten Erhürman, mülkiyet konusunda ise Kıbrıslı Türklerin göçlerinin karşılıklı olduğu bilinciyle hareket ettiğini, ancak Kıbrıslı Rumların yalnızca Kıbrıslı Rumlar etkilenmiş gibi hareket ettiğini söyledi.

Erhürman, “İhtiyaç duyarsak tutuklarız” söyleminin sürecin hukuk değil, politik olduğunu gösterdiğini belirterek yalnızca 1974 olmuş da 1963-1974 dönemi yokmuş gibi davranılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

“TÜRKİYE’NİN DE GARANTÖRLERİN DE ‘EVET’ DEMEDİĞİ HİÇBİR ÇÖZÜM YÜRÜRLÜĞE GİREMEZ”

Altıner’in Türkiye ile ilişkiler sorusunu da değerlendiren Erhürman, Türkiye’nin olmadığı bir 5+1 toplantısının olamayacağını ve Türkiye ile uyumlu çalışılması gerektiğini ifade etti.

Toplumun da Türkiye ile uyumlu çalışmasını istediğini belirten Erhürman, bundan başka bir alternatif olmadığını söyledi.

Türkiye’nin “evet” demediği hiçbir çözüm anlaşmasının yürürlüğe giremeyeceğini ifade eden Erhürman, bunun diğer garantörler için de geçerli olduğunu belirtti.

Şimdiye kadar Kıbrıs sorununda içerik tartışması olmadığı için herhangi bir uyumsuzluk yaşanmadığına işaret eden Erhürman, içerik anlamında bir anlaşma olmadığı sürece sorun yaşanabileceğini, ancak mevcut durumda böyle bir durumun söz konusu olmadığını ifade etti.

“KAVRAMLARDAN ZİYADE İÇERİĞİ VE HAYATI KOLAYLAŞTIRACAK ADIMLARI KONUŞMALIYIZ”

Erhürman, kavramların ayrıştırıcı olduğunu ve bir süre modelin var olduğunu ancak kavramların bunları açıklamaya yetmediğini belirterek içeriğe odaklanılması gerektiğini söyledi.

Hangi ismi taşıdığından ziyade bu memlekette kalıcı, işlevsel, hayatı kolaylaştıracak ve yaşanabilir kılacak bir model üzerinde konuşulması gerektiğini ifade eden Erhürman, 2004’te federasyona Güney Kıbrıs’ta “hayır” diyenlerin de o gün ve bugün “federasyoncu” olduğunu hatırlattı.

Erhürman, dolayısıyla modelin isminden ziyade içeriğin ve geçiş döneminin konuşulması gerektiğini ifade etti.

Programın sonunda Kıbrıs sorununun yeniden konuşulmaya başlandığını ifade eden Erhürman, Barış’ın sorusu üzerine Kıbrıslı Rum gazetecilerle de röportaja açık olduğunu söyledi.

Usulen Kıbrıslı Rum parti liderleriyle görüştükten sonra bunu planladıklarını belirten Erhürman, ancak takvimin uymaması nedeniyle usulde bir değişiklik olabileceğine işaret etti.

Uluslararası gelişmelerin bölgedeki istikrar ve barış için Kıbrıs sorununun çözümüne dair bir algı yarattığını da ifade eden Erhürman, ilk kez uluslararası gelişmeler çerçevesinde Kıbrıs sorununun çözümünün yeniden algıya girdiğini belirtti.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.