26 Ekim 2026, 22:00:27
Dolar 49,7613
Euro 55,6788
Altın 6.416,29
BİST 11.151,96
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 26°C
Açık
Mersin
26°C
Açık
Paz 25°C
Pts 26°C
Sal 24°C
Çar 22°C

Hakan Çaydamlı: Seçimlerle gerçekten bir şeyler değiştirilebilseydi, seçimler yasaklanırdı!

Hakan Çaydamlı: Seçimlerle gerçekten bir şeyler değiştirilebilseydi, seçimler yasaklanırdı!
23/10/2026 10:00
A+
A-

Ekonomist-yazar Hakan Çaydamlı, “Seçimlerle gerçekten bir şeyler değiştirilebilseydi, seçimler yasaklanırdı!” başlıklı köşe yazısında, çok partili parlamenter sistemi ve mevcut siyasi düzeni değerlendirdi.

Seçimlerle hükümetlerin ve milletvekillerinin değişmesinin toplumsal sorunları çözmek için yeterli olmadığını ifade eden Çaydamlı, bugüne kadar iktidara gelen hükümetlerin köklü değişimler yerine geçici önlemlerle yetindiğini ileri sürdü.

“SEÇİMLER YALNIZCA DÜZENİN YENİ SAHİPLERİNİ BELİRLİYOR”

Seçimlerin mevcut siyasi düzeni değiştirmekten çok devamlılığını sağladığını öne süren Çaydamlı, siyasi rekabetin kamu kaynakları ve iktidar gücü etrafında şekillendiğini belirtti.

Çaydamlı, seçimlerin toplumda biriken siyasi tepkiyi azaltan bir mekanizma olarak kullanıldığını ifade ederek, iktidardan uzaklaşan siyasi kadroların bir süre sonra yeniden yönetime dönebildiğine dikkat çekti.

Partizanlık, hizipçilik ve siyasi kutuplaşmanın toplumsal ilişkileri olumsuz etkilediğini belirten Çaydamlı, siyasi partilerin zaman zaman kendi çıkarlarını toplumun ortak çıkarlarının önüne koyduğunu ileri sürdü.

“ÜLKEYİ YÖNETMEK İÇİN NEDEN LİYAKAT ŞARTI ARANMASIN?”

Köşe yazısında siyasette liyakat eksikliğine de değinen Çaydamlı, devlet yönetiminin bilgi, birikim, deneyim ve yeterlilik gerektirdiğini vurguladı.

Çaydamlı, “Berberlik yapmak için bile belirli aşamalardan geçmek ve mesleki yeterliliğini kanıtlamak gerekirken, bir ülkeyi yönetmek için neden çok daha ciddi yeterlilik kriterleri aranmasın?” ifadelerini kullandı.

Siyasetçilerin seçim kazanmak amacıyla popülist söylemlere başvurduğunu ileri süren Çaydamlı, seçim kampanyalarında verilen vaatler ile iktidara gelindikten sonra izlenen politikalar arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu kaydetti.

Seçmenlerle siyasetçiler arasındaki çıkar ilişkilerini de eleştiren Çaydamlı, oy karşılığında maddi destek, istihdam ve çeşitli ayrıcalıklar sağlanmasına yönelik uygulamaların siyasi sistemi olumsuz etkilediğini ifade etti.

“DEMOKRASİ YALNIZCA SANDIKTAN İBARET DEĞİLDİR”

Demokratik sistemin eksikliklerine rağmen özgürlükçü ve çoğulcu demokrasinin güçlü bir yönetim alternatifi olduğunu da belirten Çaydamlı, asıl meselenin demokrasinin nasıl işlediği olduğunu vurguladı.

Çaydamlı, “Demokrasi, yalnızca sandıktan ibaret değildir!” diyerek, düzenli seçimlerin tek başına demokratik ve adil bir toplum oluşturmak için yeterli olmadığını ifade etti.

Gerçek bir demokratik düzen için hukukun üstünlüğünün korunması, kamu yönetiminde liyakatin esas alınması, bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve yöneticilerin hesap verebilir olması gerektiğini belirtti.

“TEMSİL YETKİSİ, KİŞİSEL MÜLKİYET DEĞİL, TOPLUMA KARŞI SORUMLULUKTUR”

Milletvekillerine tanınan dokunulmazlık ve ayrıcalıkların da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Çaydamlı, seçilmiş temsilcilerin görevlerini kişisel imtiyaz olarak görmemesi gerektiğini kaydetti.

Çaydamlı, “Temsil yetkisi, kişisel mülkiyet değil; topluma karşı üstlenilmiş bir sorumluluktur!” ifadelerini kullanarak, kamu gücünü kullananların toplum tarafından denetlenebilmesinin önemine dikkat çekti.

Kuvvetler ayrılığı, bağımsız yargı, şeffaflık ve hesap verebilirliğin demokratik düzenin temel unsurları olduğunu vurgulayan Çaydamlı, bu ilkelerin yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini belirtti.

Mevcut koşullarda köklü bir siyasi dönüşümün yakın gelecekte mümkün görünmediğini ifade eden Çaydamlı, yazısını şu sözlerle tamamladı:

“Siyaset oyununu sadece sınırları çizilen daire içerisinde oynayabilirsiniz, zira, seçimlerle gerçekten bir şeyler değiştirilebilecek olsaydı, seçimler yasaklanırdı!”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.