31 Mayıs 2026, 06:19:56
Dolar 45,8248
Euro 53,4784
Altın 6.687,67
BİST 13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 25°C
Parçalı Bulutlu
Mersin
25°C
Parçalı Bulutlu
Paz 26°C
Pts 26°C
Sal 26°C
Çar 26°C

KTÖS: “İhtiyat Sandığıyla ilgili tartışılması gereken faiz oranı değil, birikimin azlığıdır”

KTÖS: “İhtiyat Sandığıyla ilgili tartışılması gereken faiz oranı değil, birikimin azlığıdır”
19/04/2026 11:26
A+
A-

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) İhtiyat Sandığıyla ilgili “bugün tartışılması gerekenin faiz oranının yüzde 40’dan 37’ye düşürülmesi değil; 15 yıldır yatırım yapan bir çalışanın neden 3 maaşlık birikimi bulunduğu olduğunu” belirtti.

KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener yazılı açıklamasında, “Neden bu sistem çalışanlara vaat edildiği gibi bir güvence üretmemiştir? Neden yıllar boyunca yapılan kesintiler, emeklilikte bir hakka değil, küçülmüş bir bakiyeye dönüşmüştür?” sorularını sordu ve bunların ele alınması gerektiğini kaydetti.

Gelener, aynı işi yapan kamu çalışanlarının 2008 sonrası farklı emeklilik rejimlerine bölünmesinin, bugün açık bir eşitsizlik ve ciddi bir hak kaybı yarattığını da savundu.

İhtiyat Sandığı sisteminin enflasyon, kur kaybı ve kötü yönetim nedeniyle çalışanların birikimlerini koruyamadığını ileri süren Gelener, “15 yıl katkı yapan bir çalışanın yalnızca yaklaşık 3 maaşlık birikime ulaşabilmesi ve faiz oranının yüzde 40’tan yüzde 37’ye düşürülmesinin gündeme gelmesi, sistemin vaat ettiği güvenceyi üretmediğini ve emeğin değersizleştirildiğini açıkça ortaya koymaktadır” dedi.

“Eşit işe eşit emeklilik” ilkesi doğrultusunda bu yapının adaletsiz olduğunu savunan ve değiştirilmesinin artık teknik bir tercih değil; doğrudan bir sosyal adalet ve kamusal sorumluluk meselesi olduğunu kaydeden Gelener, “bu hak kaybına” karşı mücadelelerinin süreceğini ifade etti.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.