24 Haziran 2026, 20:01:33
Dolar 46,4975
Euro 52,7992
Altın 5.990,78
BİST 14.331,21
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 30°C
Parçalı Bulutlu
Mersin
30°C
Parçalı Bulutlu
Sal 30°C
Çar 30°C
Per 29°C
Cum 29°C

Kudret Özersay: Kıbrıs sorununda umut tacirliğine değil, gerçekçi yaklaşımlara ihtiyaç var

Kudret Özersay: Kıbrıs sorununda umut tacirliğine değil, gerçekçi yaklaşımlara ihtiyaç var
24/06/2026 15:19
A+
A-

Halkın Partisi Genel Başkanı ve eski Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Kıbrıs sorunuyla bağlantılı olarak son dönemde yapılan tartışmalar ve basında yer alan haberlerle ilgili açıklama yaparak, “Kıbrıs sorununda umut tacirliğine değil, adadaki gerçekleri dikkate alan sonuç alıcı yaklaşımlara ihtiyaç vardır. Kalıcı çözüm hem yöntem hem de içerik konusunda gerçekçi yaklaşımlarla mümkün olabilir” vurgusu yaptı.

Özersay açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kıbrıs Rum basınına yansıyanlar ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın siyasi parti başkanlarıyla yaptığı toplantıda anlattıkları, henüz ortada bir sürecin olmadığını; ancak doğru tasarlanmış ve sonuç alıcı bir süreç dahi yokken 5+1 toplantısının kamuoyuna prematüre şekilde duyurularak gereksiz bir beklenti yaratıldığını göstermektedir.

Peki bu neden yapılmıştır? Çünkü Güney Kıbrıs’taki meclis seçim sonuçlarıyla birlikte Kıbrıs Rum lideri Hristodulidis’in 2028’de yapılacak seçimler öncesinde yeni bir süreç başlatma ihtiyacı artmıştır. Dikkat edin, Kıbrıs sorununu çözme ihtiyacı artmamıştır; bir çözüm müzakere süreci başlatma ihtiyacı artmıştır. Bu da sırf müzakere etmek için müzakere edilmesi, sonuç alınamayacak ve iyi tasarlanmamış bir sürecin, sadece başlatılmış olmak için başlatılması anlamına gelmektedir.

Rum lider, Kıbrıs Türk tarafını ve Türkiye’yi bu kadar yıldan sonra ‘federasyon müzakeresine oturtmayı başardım’ demek ve bu durumdan kendi seçiminde faydalanmak istemektedir. Yani nihai amacı Kıbrıs sorununu karşılıklı kabul edilebilir bir zeminde çözmek değil, bir süreç başlatmaktır.

Bizim tarafta da özellikle bir sonraki genel seçimler öncesinde, sonuç alıcı olmayacak olsa dahi, dostlar alışverişte görsün diye başlatılacak bir süreci kullanarak seçimlerde bundan kendine pay çıkarmak isteyen bir kesim vardır. Oysa Kıbrıs’ta hepimizin yararına olan şey kapsamlı ve kalıcı bir çözümdür; yeni ve ilanihaye sürecek bir müzakere süreci değil.

O nedenle sırf KKTC’de yakında genel seçim var diye henüz olgunlaşmamış, ama özellikle de yöntem ve içerik konusunda bu kadar muğlaklığın olduğu bir söylentiler yumağı üzerinden umut tacirliği yapmaya çalışanların olması üzücüdür. Kıbrıs Türk halkı bu türden belirsiz ve spekülasyona dayalı yaklaşımlardan bir sonuç çıkmadığını defalarca acı şekilde tecrübe etmiş ve ardı ardına hayal kırıklıkları yaşamıştır.

Bu hayal kırıklıklarında sadece Kıbrıs Rum siyasi liderliğinin değil, özellikle uluslararası toplumun ve Avrupa Birliği’nin yaklaşımları da belirleyici olmuştur. Bu nedenle Kıbrıs Türk halkı, umut tacirliğine soyunarak Kıbrıs sorununun çözümünü değil, sadece sonuçsuz müzakere süreçleri üzerinden siyasi rant elde etmeye çalışan kesimlere geçmiş tecrübeleri nedeniyle prim vermeyecektir.

Kıbrıs sorununun çözümünde umut tacirliğine değil, gerçekçi yaklaşımlara ihtiyaç vardır.

Şu anda yaşanan tartışmalar, BM’nin dünya politikasında giderek azalan önemi ve etkisi göz ardı edilerek doğru okunamaz. BM; Filistin’den Ukrayna’ya, son ABD-İsrail ve İran savaşına varıncaya kadar pek çok konuda anlamlı herhangi bir adım atamamış, gücünü ve etkisini yitirmiş bir uluslararası örgüttür.

Elbette bir süre sonra bu durum değişebilir ancak bugünün şartlarında, üstelik de görev süresi dolmakta olan ve yıl sonunda görevinden ayrılacak BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs sorununu çözebilecek yeni bir süreç başlatması ve bunun sonuç alıcı olması ihtimali oldukça zayıftır.

Türkiye’nin özellikle Lahey’de yapılacak NATO Zirvesi sonrasında nasıl bir konuma geleceği, Avrupa güvenliği bakımından ABD’nin batı ittifakında yarattığı kırılmaların devam edip etmeyeceği asıl belirleyici unsurlar olacaktır.

Bu hususlar şekillenmeden, yarım asırdan uzun süredir devam eden Kıbrıs sorununa bu şekilde yüzeysel yaklaşımlarla, çok sayıda belirsizlik içeren spekülatif söylemlerle; zamanı, mevcut küresel gelişmeleri ve güçler dengesini dikkate almadan çözüm bulunacağını iddia etmek, olsa olsa kendi siyasi kariyerine odaklanmış Kıbrıs Rum liderine ve bizde umut tacirliği yapmak isteyenlere hizmet eder.

Kıbrıs’ta kapsamlı çözüm önemli ve gereklidir. Öte yandan adadaki ve bölgedeki gerçekleri, değişen güç dengelerini dikkate almayan hiçbir sürecin başarı şansı yoktur. Kıbrıs sorununda umut tacirliğine değil, gerçekçi yaklaşımlara ihtiyaç vardır. Kalıcı çözüm hem yöntem hem de içerik olarak gerçekçi yaklaşımlarla mümkündür; uyuşmazlığın taraflarına duymak istediklerini fısıldayan yüzeysel yaklaşımlarla değil”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.