29 Temmuz 2026, 19:19:38
Dolar 47,3975
Euro 53,9855
Altın 6.142,42
BİST 13.589,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 32°C
Parçalı Bulutlu
Mersin
32°C
Parçalı Bulutlu
Pts 33°C
Sal 32°C
Çar 33°C
Per 33°C

Öztürkler: “Kıbrıs Türk halkının egemenliği ve eşit statüsü kabul edilmeden kalıcı anlaşma mümkün değil”

Öztürkler: “Kıbrıs Türk halkının egemenliği ve eşit statüsü kabul edilmeden kalıcı anlaşma mümkün değil”
29/07/2026 16:41
A+
A-

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Birleşmiş Milletler’den adaletli ve tarafsız bir süreç yürütmesini beklediklerini ifade ederek, Rum tarafının görüşme süreçlerine samimi ve yapıcı şekilde katılabilmesi için Kıbrıs Türk halkının Ada’nın eşit sahibi olduğunu kabul etmesi gerektiğini söyledi.

Öztürkler, egemen eşitliğin ve eşit uluslararası statünün kabul edilmediği bir zeminde müzakere süreçlerinin yeniden tıkanmasının da kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye’nin onaylamadığı hiçbir anlaşmanın hayata geçirilemeyeceğine işaret eden Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının siyasi, ekonomik, kültürel ve sportif alanlarda dünyayla buluşmasını engelleyen izolasyonların da bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini kaydetti.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre Öztürkler, Gündem Kıbrıs canlı yayınında Bahar Sancar’ın sorularını yanıtlayarak, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in uzun bir aradan sonra Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyaret ile ara bölgede liderler ve heyetler arasında yapılan görüşmeyi değerlendirdi.

Guterres’in adaya gelerek Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile görüşmesinin önemli olduğunu belirten Öztürkler, ayrı ayrı gerçekleştirilen temasların yanı sıra heyetlerin katılımıyla yapılan ortak görüşmenin de dikkatle takip edildiğini söyledi.

Görüşmelerin ve sonrasında yapılan açıklamaların doğru şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Öztürkler, masadan uzak durmak yerine Kıbrıs Türk halkının yaşadığı sorunların kayıt altına alınmasının ve muhatapların yüzüne açıkça anlatılmasının önemli olduğunu kaydetti.

-“Güven artırıcı önlemlerden önce güvensizliği ortadan kaldırmak gerekiyor”

Görüşmelerde güven artırıcı önlemlerin gündeme geldiğini anımsatan Öztürkler, Rum tarafının son dönemde izlediği politikaların Ada’daki güvensizliği daha da artırdığı görüşünü dile getirdi.

Özellikle KKTC’deki mülkiyet meseleleri gerekçe gösterilerek yapılan tutuklamalara işaret eden Öztürkler, hukukun siyasi amaçlarla kullanıldığı bir süreçten geçildiğini söyledi.

Söz konusu tutuklamaların hukuki değil, siyasi nitelik taşıdığını daha önce de birçok kez dile getirdiklerini belirten Öztürkler, bir taraftan anlaşmadan söz edilirken diğer taraftan Kıbrıs Türk halkının ekonomik ve sosyal hayat damarlarının hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Öztürkler, bu sorunların görüşme masasında söylenmesinin önem taşıdığını belirterek, Kıbrıs Türk tarafının yaşadığı haksızlıkların doğrudan muhataplarına aktarılmasının sürecin olumlu yönlerinden biri olduğunu kaydetti.

-“Birleşmiş Milletler Kıbrıs Türk halkına karşı adil davranmalıdır”

Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs Türk halkına karşı önemli bir sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Öztürkler, yıllardır uygulanan izolasyonların insan haklarıyla bağdaşmadığını söyledi.

Kıbrıs Türk gençlerinin dünyaya açılmasının, sporcuların kendi bayrakları altında uluslararası organizasyonlarda yarışmasının ve takımların uluslararası müsabakalara katılmasının engellendiğini belirten Öztürkler, spor alanındaki kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini ifade etti.

Kıbrıs Türk futbolunun yalnızca belirli organizasyonlarla sınırlandırılmaması gerektiğini dile getiren Öztürkler, kulüplerin Avrupa’daki takımlarla, milli takımların da uluslararası rakiplerle karşılaşabilmesinin önünün açılması çağrısında bulundu.

Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının siyasi, ekonomik, kültürel ve sportif alanlarda dünyayla buluşmasını engelleyen izolasyonların sona erdirilmesi gerektiğini kaydetti.

-“Verilen sözlerin hiçbiri yerine getirilmedi”

Kıbrıs Türk tarafının kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşmayı desteklediğini belirten Öztürkler, Rum tarafının ise bugüne kadar çözüm iradesini somut adımlarla ortaya koymadığını söyledi.

Annan Planı döneminde Kıbrıs Türk halkına çok sayıda söz verildiğini hatırlatan Öztürkler, referandumda çözüm yönünde oy kullanan Türk tarafına verilen vaatlerin yerine getirilmediğine işaret etti.

Buna karşın Rum tarafının Avrupa Birliği’ne üye yapıldığını ve daha sonra AB kurumlarında Kıbrıs Türk halkı ile Türkiye aleyhine kararlar alınmaya başlandığını ifade eden Öztürkler, bu yaklaşımın taraflar arasındaki güveni daha da zedelediğini kaydetti.

Birleşmiş Milletler’den adaletli ve tarafsız bir süreç yürütmesini beklediklerini belirten Öztürkler, Rum tarafının görüşme süreçlerine samimi ve yapıcı şekilde katılabilmesi için Kıbrıs Türk halkının Ada’nın eşit sahibi olduğunu kabul etmesi gerektiğini söyledi.

-“Kıbrıs Türk halkı bu Ada’nın ev sahibidir”

Kıbrıs Türk halkının egemen bir halk olduğunu, geçmişten bugüne Ada’da var olduğunu ve gelecekte de varlığını sürdüreceğini vurgulayan Öztürkler, bu gerçeklerin bilinmesine rağmen görmezden gelindiğini ifade etti.

Kıbrıs Türk halkının yarım asrı aşkın süredir dünyadan tecrit edilmeye çalışıldığını belirten Öztürkler, bu şartlar altında gerçekleştirilen görüşmelerde Rum tarafının üstünlük anlayışıyla hareket ettiğini görüşünü dile getirdi.

Bir tarafın ne kadar hak vereceğine karar verdiği, diğer tarafın ise bunu kabul etmek zorunda bırakıldığı bir anlayışla sonuç alınamayacağını kaydeden Öztürkler, egemen eşitliğin ve eşit uluslararası statünün kabul edilmediği bir zeminde müzakere süreçlerinin yeniden tıkanmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

-“Görüşmeler haksızlıklarımızın anlatılması açısından önemlidir”

Yapılan görüşmeleri tamamen olumsuz değerlendirmediğini belirten Öztürkler, 5+1 formatı, izolasyonlar ve Kıbrıs Türk halkının uğradığı haksızlıkların dile getirilmesi bakımından temasların önemli olduğunu ifade etti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 2022 yılında Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olduğunu anımsatan Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının haklı davasının Türk dünyası ve İslam İşbirliği Teşkilatı başta olmak üzere uluslararası platformlarda daha güçlü şekilde anlatıldığını söyledi.

Rum tarafının yanlış politikalarının uluslararası toplum tarafından giderek daha net görüldüğünü belirten Öztürkler, süreç karşısında umutsuzluğa kapılmanın doğru olmadığını kaydetti.

-“Türkiye ile eşgüdüm içerisinde hareket edilecektir”

“Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın görüşme sürecini Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir eşgüdüm içerisinde yürüteceğini” söyleyen Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye’nin onaylamadığı hiçbir anlaşmanın hayata geçirilemeyeceğini vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantörlüğünü ya da Türk askerinin Ada’daki varlığını zayıflatacak herhangi bir adımın atılmasının söz konusu olmadığını ifade eden Öztürkler, Kıbrıs Türk tarafının haklı tezlerini anlatmaya ve diplomatik süreci yakından takip etmeye devam edeceğini söyledi.

Yapılan açıklamaların dikkatle dinlenmesi ve gelişmelerin devlet ciddiyetiyle takip edilmesi gerektiğini kaydeden Öztürkler, bu süreçte KKTC’nin kendi kurumlarını ve ekonomik altyapısını güçlendirmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.

Türkiye’nin desteğiyle hayata geçirilen hastane, soğuk hava deposu ve doğal gaz alanındaki projelere işaret eden Öztürkler, KKTC’nin kalkınması ve güçlenmesinin hem Rum tarafının hem de uluslararası toplumun yaklaşımını etkileyeceğini ifade etti.

Öztürkler, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği ile temasların sürdürüleceğini ancak Kıbrıs Türk halkının haklarının, egemenliğinin ve karşı karşıya bulunduğu haksızlıkların her platformda açıkça dile getirilmeye devam edileceğini sözlerine ekledi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.