Prof. Dr. Çakıcı: “Yaşananlar ortak bir toplumsal travmaya dönüştü”
Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasıyla ilgili değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Çakıcı, yaşananların ortak bir toplumsal travmaya dönüştüğünü ifade etti.
Gemi faciası, Kıbrıs’ın yıllardır bastırdığı travmaları yeniden gün yüzüne çıkardı.
Pembe Köşk Psikiyatri Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Çakıcı, Girne’de Filo Denizcilik’e ait “Filo Jet” isimli yolcu feribotunun alabora olması sonucu 9 kişinin yaşamını yitirdiği, 19 kişinin ise kaybolduğu facianın yalnızca gemidekileri ve yakınlarını değil, tüm toplumu derinden sarsan bir psikolojik travmaya dönüştürdüğünü söyledi. KIBRIS TV ekranlarında faciayı değerlendiren Çakıcı, günlerdir ekranlara yansıyan kurtarma çalışmaları, denizde yaşanan dram ve kayıp yakınlarının feryatlarının geçmişte yaşanan savaş, göç ve diğer acıların izlerini yeniden canlandırdığını belirterek, “Kıbrıs zaten ruhsal olarak yaralı bir toplum. Bu facia geçmiş travmaları yeniden alevlendirdi” dedi. Pembe Köşk Psikiyatri Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Çakıcı, KIBRIS TV ekranlarında yayınlanan “Kıbrıs’ta Gündem” programında Elif Şen Çatal’ın konuğu oldu.
Girne Limanı’ndan Mersin’in Taşucu Limanı’na gitmek üzere hareket ettikten kısa süre sonra alabora olan Filo Denizcilik’e ait “Filo Jet” isimli yolcu feribotunda yaşanan faciayı psikolojik açıdan değerlendiren Çakıcı, olayın yalnızca yaşamını yitirenlerin ailelerini değil, tüm Kıbrıs toplumunu etkileyen ağır bir travma olduğunu söyledi.
Facia sırasında yaşanan panik, can yeleği yetersizliği, çocuklarını kurtarmaya çalışan anne ve babaların çaresizliği ile günlerdir süren arama-kurtarma çalışmalarının toplumun ortak hafızasına kazındığını belirten Çakıcı, bu tür olayların psikolojide “travma” olarak tanımlanan en ağır yaşantılar arasında yer aldığını ifade etti.
“Travmayı yaşamak için gemide olmanız gerekmiyor”
Prof. Dr. Çakıcı, psikolojik travmanın yalnızca gemide ölüm kalım mücadelesi verenlerle sınırlı olmadığını belirtti. Kayıp yakınlarının, kurtulanların, günlerdir umutla arama çalışmalarını takip eden ailelerin ve televizyon ekranlarından gelişmeleri izleyen binlerce kişinin de ruhsal olarak etkilendiğini söyleyen Çakıcı, küçük bir toplum olan KKTC’de herkesin bu acıyla kendisinden bir parça bulduğunu ifade etti.
“Televizyondan izlemek bile travmayı tetikleyebilir. Böyle büyük bir faciada orada olmanız gerekmiyor. Görerek, hissederek ve empati kurarak da psikolojik travma yaşayabilirsiniz” diyen Çakıcı, özellikle sosyal medyada paylaşılan görüntülerin de toplum üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu kaydetti.
“Bu facia eski yaraları yeniden açtı”
Kıbrıs Türk toplumunun geçmişten bugüne savaş, göç, ekonomik krizler, doğal afetler ve yakın kayıpları gibi birçok ağır olay yaşadığını hatırlatan Çakıcı, Girne’deki deniz faciasının bu nedenle toplumda çok daha derin bir etki oluşturduğunu söyledi. “Kıbrıs zaten savaşları, göçleri, ekonomik krizleri ve doğal afetleri yaşamış travmatize bir toplum. Böyle büyük bir felaket yaşandığında eski yaralar yeniden deşiliyor, insanlar geçmiş acılarını tekrar yaşamaya başlıyor” ifadelerini kullanan Çakıcı, televizyonlardan yayınlanan görüntülerin bile yıllar önce yaşanan acıları yeniden canlandırabildiğini dile getirdi.
İlk duygular dehşet ve çaresizlik
Geminin batma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlarda yaşanan panik görüntülerinin psikolojik travmanın en somut örneği olduğunu söyleyen Çakıcı, ölüm tehdidiyle karşı karşıya kalan insanların ilk olarak dehşet ve çaresizlik hissettiğini belirtti. Bu duyguların zamanla yerini öfkeye ve suçluluk hissine bırakabildiğini ifade eden Çakıcı, yakınlarını kaybeden birçok kişinin “Keşke göndermeseydim.”, “Keşke gitmeseydi.” gibi düşünceler yaşayabileceğini, bunun yas sürecinin doğal bir parçası olduğunu söyledi.
Travmanın etkileri yıllar sonra bile ortaya çıkabilir
İlk günlerde görülen akut stres belirtilerinin normal olduğuna dikkat çeken Çakıcı, travma sonrası stres bozukluğunun ise aylar, hatta yıllar sonra ortaya çıkabileceğini söyledi.
Özellikle çocukların yaşadıkları görüntüleri ömür boyu unutamayabileceğini belirten Çakıcı, olay sırasında güçlü görünen kişilerin bile ilerleyen dönemlerde ciddi ruhsal sorunlar yaşayabileceğine dikkat çekti.
“Psikolojik ilk yardım şart”
Arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü bu süreçte psikolojik desteğin de en az fiziksel müdahale kadar önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Çakıcı, kayıp yakınlarının bulunduğu alanlarda psikolog ve psikiyatristlerden oluşan ekiplerin görevlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Bu insanlara terapi değil, psikolojik ilk yardım gerekir” diyen Çakıcı, doğru zamanda yapılacak psikolojik desteğin ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek ruhsal sorunların önüne geçilmesinde büyük önem taşıdığını ifade etti.