7 Haziran 2026, 14:40:10
Dolar 46,0408
Euro 53,0791
Altın 6.409,16
BİST 13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 27°C
Parçalı Bulutlu
Mersin
27°C
Parçalı Bulutlu
Pts 28°C
Sal 27°C
Çar 27°C
Per 28°C

Selen Üstüner: Sınavın görevi çocukları sarsmak değil, bilgi ve becerilerini ölçmektir

Selen Üstüner: Sınavın görevi çocukları sarsmak değil, bilgi ve becerilerini ölçmektir
07/06/2026 12:12
A+
A-

Klinik Psikolog ve Kognitif Davranış Terapisti Selen Üstüner, Kolej Giriş Sınavı’nda (KGS) yer alan İngilizce okuma metnine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Üstüner, sınavda 11-12 yaş grubundaki çocuklara, bir çocuğun köpekbalığı saldırısında kolunu kaybetmesini konu alan bir metin yöneltildiğini belirterek, içeriğin yalnızca zor değil, aynı zamanda yoğun biçimde travmatik unsurlar barındırdığını ifade etti.

Eğitimde temel sorunun, metnin çocuğun hangi becerisini ölçtüğü olduğunu kaydeden Üstüner, okuduğunu anlama becerisinin bilim, doğa, keşif, spor, sanat veya dayanıklılık temalı çok sayıda farklı metinle de ölçülebileceğini belirtti.

11-12 yaş grubunda sınav kaygısının zaten yüksek olduğuna dikkat çeken Üstüner, saldırı, yaralanma ve ölüm riski içeren bir metnin ölçme ve değerlendirme açısından özel bir katkı sağlamadığını savundu.

Üstüner, sorunun çocukların bu metni okuyamayacak olması değil, çocuklara yönelik bir sınav hazırlanırken pedagojik süzgecin yeterince işletilmemiş görünmesi olduğunu ifade etti.

“Bir sınavın görevi çocukları sarsmak değil, bilgi ve becerilerini ölçmektir” diyen Üstüner, çocukların dikkatini çekmek ile onları gereksiz yere travmatik içeriklerle karşı karşıya bırakmak arasında önemli bir fark bulunduğunu belirtti.

Ölçme ve değerlendirme süreçlerinde akademik yeterliliğin yanı sıra çocukların gelişimsel özellikleri ve psikolojik iyi oluşlarını gözeten bir yaklaşımın esas alınması gerektiğini kaydeden Üstüner, eğitimin yalnızca neyin öğretildiğiyle değil, çocukların karşısına hangi içeriklerin çıkarıldığının tercih edilmesiyle de ilgili olduğunu vurguladı.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.