2 Kasım 2026, 13:41:32
Dolar 49,9720
Euro 55,9456
Altın 6.277,99
BİST 10.759,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 21°C
Hafif Yağmurlu
Mersin
21°C
Hafif Yağmurlu
Paz 23°C
Pts 22°C
Sal 24°C
Çar 21°C

Türkay Öyken: Gökyüzüne bakıp çaresizce yağmur beklemek iklim politikası olamaz

Türkay Öyken: Gökyüzüne bakıp çaresizce yağmur beklemek iklim politikası olamaz
02/11/2026 11:46
A+
A-

Biyolog ve Çevre Eğitimi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Türkay Öyken, iklim krizinin Kıbrıs üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, yağmur suyunun denize akıp gitmesini önleyecek altyapı yatırımlarının hayata geçirilmesi ve toplum genelinde çevre eğitimi seferberliği başlatılması çağrısında bulundu.

Biyolog ve Çevre Eğitimi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Türkay Öyken, Kasım ayının ilk günlerinde Kıbrıs’ta etkisini sürdüren kuraklık ve su kriziyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak, su kaynaklarının korunması ve yağmur suyunun etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Kasım ayının gölgesinde Kıbrıs’ın su krizi” başlıklı yazısında Öyken, iklim krizinin Kıbrıs üzerindeki etkilerinin artık bilimsel raporlarla sınırlı kalmadığını, çatlayan topraklarda, baraj ve göletlerin düşük seviyelerinde ve alışılmadık kuraklıkta açıkça görüldüğünü belirtti.

Kıbrıs’ın asıl sorununun yalnızca yağışların azalması olmadığını ifade eden Öyken, yağan yağmur suyunun da doğru yönetilemediğine dikkat çekti. Düzenli ve hafif yağışların yerini ani ve şiddetli sağanakların aldığını kaydeden Öyken, yağmur suyunu toprakta tutacak yeşil koridorlar ve depolama altyapısının yetersizliği nedeniyle değerli tatlı su kaynaklarının denize dökülerek kaybedildiğini belirtti.

Su kıtlığı yaşanırken mevcut doğal kaynakların korunamamasının ve yağmur suyunun modern drenaj sistemleriyle yönetilememesinin ciddi bir ekolojik çelişki olduğunu ifade eden Öyken, acilen atılması gereken adımları sıraladı.

Kent içi drenaj hatlarının kanalizasyondan tamamen ayrılması gerektiğini belirten Öyken, yağmur suyunun denize ulaşmasının önlenerek yapay besleme kuyuları ve göletler aracılığıyla yeraltı akiferlerine kazandırılması gerektiğini kaydetti.

Öyken, yeni inşa edilen yapılarda yağmur suyu toplama depolarının yasal zorunluluk haline getirilmesini önerdi. Betonlaşan kentlerin suyu geçirebilen gözenekli yüzeyler, “sünger şehir” uygulamaları ve yeşil altyapıyla yeniden düzenlenmesi gerektiğini de vurguladı.

Mevcut su şebekelerindeki yüksek kayıp-kaçak oranlarının acilen giderilmesi gerektiğini belirten Öyken, arıtılan gri suların da peyzaj ve tarımsal sulamada kullanılmasını önerdi.

Su kaynaklarının korunmasında toplumun bilinçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını ifade eden Öyken, suyun yalnızca musluktan akan bir imkân değil, ekosistemin yaşam damarı olduğu konusunda toplumun tüm kesimlerine yönelik yaygın bir çevre eğitimi seferberliği başlatılması gerektiğini kaydetti.

Öyken, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Gökyüzüne bakıp çaresizce yağmur beklemek bir iklim politikası olamaz. Toplumun tüm kesimlerine suyun sadece musluktan akan bir imkân değil, ekosistemin yaşam damarı olduğunu anlatan yaygın bir çevre eğitimi seferberliği başlatmalıyız.”

Ekolojik gerçeklerle yüzleşmenin, yağacak ilk damlayı dahi toprakla ve depolarla buluşturacak altyapının bugünden kurulmasını gerektirdiğini belirten Öyken, “Zamanımız tükeniyor; çünkü suyu yönetmek, aslında geleceğimizi yönetmektir” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.