10 Ağustos 2026, 13:35:41
Dolar 47,7178
Euro 55,1513
Altın 6.635,91
BİST 13.779,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 33°C
Parçalı Bulutlu
Mersin
33°C
Parçalı Bulutlu
Sal 32°C
Çar 32°C
Per 32°C
Cum 31°C

Ülfet Farisoğlu Eraslan: Terlemek sağlığımızı korur

Ülfet Farisoğlu Eraslan: Terlemek sağlığımızı korur
10/08/2026 11:35
A+
A-

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi (KSTÜ) Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ülfet Farisoğlu Eraslan, yaz aylarında artan sıcaklıklara karşı vücudumuzun “termoregülasyon” adı verilen ısı dengeleme sistemi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Eraslan, terlemenin rahatsız edici görünse de sağlığı koruyan hayati bir yanıt olduğuna dikkati çekti.

Hava sıcaklıklarının 40 °C’yi bulduğu yaz günlerinde bile vücut sıcaklığımızın neden sabit kaldığına değinen Yrd. Doç. Dr. Ülfet Farisoğlu Eraslan, sağlıklı bireylerde vücudun 36,5-37 °C aralığını korumak için sürekli çalıştığını belirtti. Bu aralığın organların ve hücrelerin sağlıklı çalışabilmesi için zorunlu olduğunu ifade eden Eraslan, “Vücudumuzun adeta bir termostatı gibi çalışan ve beynimizde yer alan hipotalamus adlı merkez, ortam sıcaklığındaki değişiklikleri sürekli izler. Vücut sıcaklığında bir sapma olduğunda, iç dengenin (homeostaz) korunması için negatif geri bildirim mekanizmasını devreye sokarak dengeyi sağlar” dedi.

Sıcak havalarda vücudun kendini soğutmak için devreye soktuğu mekanizmaları hatırlatan Eraslan, ilk olarak deriye yakın damarların genişlemesiyle (vazodilatasyon) çevreye ısı aktarıldığını, yüzümüzün kızarmasının ve cildimizin sıcak hissedilmesinin asıl nedeninin bu olduğunu anlattı. İkinci ve en etkili mekanizmanın ise terleme olduğunun altını çizen uzman isim, sözlerine şöyle devam etti:

“Terin buharlaşması sırasında vücuttan önemli miktarda ısı uzaklaştırılır. Terleme çoğu zaman rahatsız edici görünse de yaşamı koruyan önemli bir fizyolojik yanıttır. Ancak bu sistem her zaman aynı verimle çalışmayabilir. Özellikle nemli havalarda ter yeterince buharlaşamaz ve havayı çok daha bunaltıcı hissederiz”

Vücudun bu fizyolojik mücadelesine destek olmanın basit önlemlerle mümkün olduğunu hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Eraslan, gün içerisinde susamayı beklemeden yeterli miktarda su içilmesi, güneşin en tepede olduğu öğle saatlerinde dışarıda bulunulmaması ve ince, açık renkli kıyafetler tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Yaz sıcaklarındaki terleme ve kızaran yanakların aslında vücudun verdiği sessiz bir hayat mücadelesi olduğunu söyleyen Eraslan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sağlığımızı korumanın ilk adımlarından biri, vücudumuzun verdiği fizyolojik mesajları anlamaktır. Unutulmamalıdır ki fizyoloji der ki: Yaşam, ancak dengeyle mümkündür”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.